Boldwood ona sanki daha önce hiç görmediği ve asla anlayamayacağı yabancı bir şeymiş gibi baktı; çapkın, ayıplayan veya anlayış dolu bir bakış değildi bu, daha ziyade tarlada çalışan bir köylünün geçen bir trene baktığı gibi, ifadesiz bir bakıştı. Boldwood'a göre kadınlar insanı tamamlayan, olmazsa olmazlar değil, uzaklarda bir yerlerdeki bilinmezlerdi; yön, hareket ve istikrarı belirsiz olan kuyrukluyıldızlara benziyorlardı, yörüngelerinin geometrik veya sabit olup olmaması ve kendilerine has kanunlara tabi olup olmamaları ya da şöyle üstünkörü bir göründüklerinde hemen kaybolup kaybolmayacakları Boldwood'un üzerine hiç kafa yormadığı şeylerdi.