Ne tuhaftı, yıllardır tek bir bulut bile görmemişti, bulutların Paris'teki binaların üstünde de böyle güzel kenarlı, böyle puf puf ve bembeyaz, böyle tertemiz olup olmadığını, böyle süzülüp süzülmediğini merak etti içinden.
İnsanlara su ikram ederken "Aşkla için" derdim. Bu bana babamdan kalan bir sözdü. Çünkü aşkla yapılan her işte hayır olurdu. Bereket olurdu. Adalet ve vicdan vardı aşkta.