Sallanıyordu Selçuk, ölürken dirilircesine, dirilirken yiğitleşircesine, Sallandı, sallandı; kıble’ye doğru dönmüştü ki yüzü, o an durdu. Sallanıyordu Halil de, Başbuğ’u görürcesineydi yüzündeki tebessüm. Sallandı, sallandı; kıble’ye döndü yüzü ve bir bıçak gibi kesildi hareket edişi. “Nasıl olur bu!” soru ile inliyor heryer, içlerinden birisi çıkıyor bir adım ileri, işaret parmağını kaldırıyor havaya ve avazı çıktığı kadar bağırıyor, meraklı gözlerle bakanların suratına:
“Vallahi bunlar ŞEHİT, vallahi bunlar ŞEHİT!”