Camus

Camus
@mgokur
Carpediem
Puan vermedi·300 syf.··
2026 19. kitabı
Golding'in Deniz üçlemesini en nihayetinde sona erdirdim. Aşağıdaki Yangın'da olaylar Yan Yana'daki gibi durgun ve tutuk değil; akıyor ve sürüklüyor. Ama belirsizliğini de koruyor. Edmund Talbot'ı serinin son kitabında daha olgunlaşmış buluyoruz. Henüz üçlemenin başındayken hayatın ortasına aniden atılmış bir aristokrat gibi olan Bay Talbot, serüvenimizin sonunda "insan ne demektir" öğreniyor. Yani olgunlaşan bir karakteri okuyoruz, tanıyoruz. Psikolojik gerilim de barındıran bu seri, okuyanına çok şey vadediyor. İyi okumalar.
Edebiyat
Aşağıdaki YangınWilliam Golding · Sel Yayıncılık · 2017168 okunma
Reklam
Puan vermedi·270 syf.··
2026 18. kitabı
Golding'in Deniz üçlemesinin ikinci kitabı Yan Yana'da, Edmund Talbot'ı hikayenin merkezine alıyoruz artık. Geçiş Ayinleri'ndeki durağanlık bu kitapta az da olsa aksiyona bırakıyor yerini. Vaftiz babasına tuttuğu notları tamamlayan Edmund Talbot, kendisi için yazmaya başlar. Hatta ilk zamanlarda yazacak bir şey de bulamaz. Kendi doğum günü gibi pek de önemsiz bir hadise ile başlar romana. Ta ki Fransızlara ait olduğu düşünülen bir başka savaş gemisinin görülmesine kadar. Fizik kurallarına göre durgun denizde bu iki ağır vasıtanın birbirini çekmesi gerekir. Gemilerin yan yana gelmesi kaçınılmazdır artık.
Yan YanaWilliam Golding · Sel Yayıncılık · 2017196 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 17. kitabı
Golding'in Deniz üçlemesinin ilk kitabı Geçiş Ayinleri, eski bir İngiliz aristokratı Edmund Talbot'ın Avustralya'ya giden eski bir savaş gemisinde babasına tuttuğu günlüklerden oluşur. İlk zamanlarda sudan çıkmış balığa dönen Edmund Talbot, geçen zamanda geminin üyelerini tanımaya başlar. Bir deniz romanından beklenen alabora tehlikesi, fırtına vs. yok; aksi yönlü sütliman bir roman da değil Geçiş Ayinleri. Adı Deniz üçlemesi olsa da denizci romanları değildir bu seri. Golding'in amacı bir denizci romanı yazmak değildir zaten. O, Sineklerin Tanrısı'nda yaptığı, insanlığın içindeki hayvansı güdüyü ortaya koyma çabasını bir üst basamağa taşır. İlk cilt, alışılmış Golding anlatıları gibi durağan. İkinci ve üçüncü ciltte beni ne bekliyor bilmiyorum ama Edmund Talbot'ın akıbetini merak etmiyor değilim.
Geçiş AyinleriWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021306 okunma
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Yalnızlık rıhtımında bir pazar sabahını anlatan uzun öykü. Seviyorum Kavukçu'yu okumayı. Küçük insanın küçük öykülerini anlatıyor. Kitapta birbirinden de yalnız üç adam var. Hayalleriyle çoğalıyorlar. Yer değiştiren duygular ama değişmeyen bir yalnızlık. Gün batımında halkalar çizen denizi izlemek gibidir Cemil Kavukçu'yu okumak. Özlemişim.
Edebiyat
Yüzünüz Kuşlar YüzünüzCemil Kavukçu · Can Yayınları · 2023250 okunma
Puan vermedi·864 syf.··
2025 94. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2025 14:06
Donna Tartt’ın Saka Kuşu romanı elimde epey uzun süre kaldı. Kalınlığıyla baştan göz korkutan, ama içine girdikçe insanı başka yerlere sürükleyen bir kitap. Bir çocuk düşünün; annesini bir anda kaybediyor, bir müze saldırısından tek başına çıkıyor ve yanında küçücük bir tablo taşıyor. O tablo, hem yük hem teselli oluyor ona. Theo’nun hayatı boyunca sürüklenmesi biraz can sıkıcıydı benim için. Hep başına gelenleri yaşadı, kendi kararlarını veremeyen bir karakter gibiydi. Bu da onu zaman zaman yorucu kıldı. Boris ise bambaşka; canlı, deli dolu ama biraz da fazla abartılı çizilmişti sanki. Roman çok katmanlı; hem bir büyüme hikâyesi, hem suç romanı, hem de sanatın gücünü anlatan bir metin. Ama bu çeşitlilik bazen dağınıklığa dönüşüyor. Özellikle sanat üzerine yapılan uzun uzun konuşmalar, bana biraz öğretici geldi. Bir de kadın karakterler… Pippa, Mrs. Barbour… Onların hep bir kenarda bırakılmış olması içimi burktu. Sanki sadece Theo’nun hikâyesine fon olmak için yazılmışlardı. Ama tüm bu eleştirilere rağmen kitapta çok güçlü şeyler var. Anlatımın yoğunluğu, kayıp ve yasın ağırlığı, sanatın kalıcılığı… Ve en çok da Boris’le Theo’nun dostluğu. Belki de kitabın en unutulmaz yanı buydu. Eksikleriyle, fazlalıklarıyla, ağır temposuyla Saka Kuşu benim için tam anlamıyla bir “yük” romanıydı; insanı zaman zaman taşımakta zorlayan ama bıraktığında da boşluk hissettiren bir yük.
1000Kitap
Saka KuşuDonna Tartt · Pegasus Yayınları · 2016805 okunma
Reklam