Başkaları hakkında hüküm sahibi olmak kolaydır elbet. Peki aynı acımasız düşünceleri, bir hançer gibi kendi göğsüne de saplayabilir mi insan? Yeterince dürüst müdür? Var mıdır bir cesareti? Hakikat ile yüzleşmek ve onu dosdoğru kabul etmek, mümkün müdür? Kandırılmadı insan, kandırılmak istedi! Yalanlar avutsun onu istedi belki de. Fakat hakikat ile yüzleşince, kendini değil de başkalarını suçladı. Böylesi daha kolaydı çünkü, daha makul. İnsan kendine itiraf edemese bile kandırıldığının çoğunlukla farkındadır. Peki aynı acımasız düşünceleri, bir hançer gibi kendi göğsüne de saplayabilir mi?
"...Bir okulsa hayat, müfredatın en önemli dersidir ölüm. Onunla hayatı takdir etmeyi öğreniriz, onunla hayatı bize bağışlayana şükretmeyi öğreniriz. Buradaki gerçekliğimiz kalıcı değil ve biz hiçbir şeye mutlak mânâda sahip değiliz..."
Başımı avuçlarıma alıp sıksam ne olur
Çıkarabilir miyim beynimdeki o kara suyu?
Bir çiçek tarlasına dönüştürebilir miyim
Aylardır önünde durduğum bu dipsiz uçurumu?