Dikkat vermek, yani başımızda duranı fark edebilmek demektir. Dikkat nezaket, dikkati esirgemek ise kabalıktır. Hele çocuklar söz konusuysa ihmal bir suistimaldir.
Sade hayat yoksulluğu veya zenginliği seçmek değil, itidali seçmektir. Nicelikten çok niteliğr önem vermek. İş hayatını kutsamak yerine hayatı değerli kılan şeyleri kutsamak. Sade hayatı yeğleyen insanlar , mutluluğun sahip olmakta değil olmakta yattığını fark etmişlerdir. Çünkü sahip olmak için harcanan zaman , olmak için harcanan zamandan çalmakta ve insani huzursuz kılmaktadır.
Şunu hatırlatmak gerekir ki her bağlanma bir serbestlik, her serbestlik de bir bağlanma gerektirir. Çünkü kişi bağlandığının kulu , bağlanmadığının azatlısı olur. Bağlanma iradi bir fiildir, yani isteyerek , kastederek bağlanılır. Bağlı olan ise bağımlı olur. Biz Yaradan'a bağımlı diğer varlıklardan bağımsızız. Çünkü Kelime-i tevhiddeki "lâ" önce bütün batıl bağları yok eder, sonra "illa" diyerek yegane bağ olan Allah'ı tasdik eder. Zaten Allah'a bağlanan kişi diğer ilah, put ,idol kıldıklarını sıfırlar. Çünkü Rabbimiz, şerik kabul etmez. Tek'tir, Yegâne'dir, Bir'dir