Aslında cumhurbaşkanının bizzat kendisi aynı konuşmasının bir başka yerinde, “nüfusunun %99”unun Müslüman olduğu, yüzde altmışının namaz kıldığı bir ülkede bir yetkili eğer ‘Ben Müslümanım’ diyemiyorsa orada büyük bir problem vardır!“ diyor. Türkiye’de “ben Müslümanım” diyememenin sadece yönetici konumunda olanlar için değil, başta ticaret, sanayi ve toplumda etkin konumda olan herkes için geçerli olduğu görülecektir.
“Haydin Allah’a dayanın gerçekten müminseniz!” Tevekkülün ne olduğunu anlatmak için sadece bu Ayet-i Kerimenin yeteceğine inanıyorum. Bu vesileyle şunu da belirtelim ki, tevekkül ayağa kalkanların kuşanması gereken, ayağa kalkacaklardan istenilen, ayağa kalkacaklara lazım olan bir ameldir, oturanlara değil.
Kadınlar yüzyıllardır erkeklerin görüntüsünü doğal boyutlarının iki katı büyüklüğünde yansıtmanın sihirli ve enfes gücüne sahip bir ayna işlevi görmüşlerdi. Bu güç olmasaydı dünya muhtemelen hâlâ bataklıklar ve sık ormanlıklardan ibaret olurdu. Savaşlarımızın zaferleri bilinmezdi. Hâlâ koyun kemiği artıklarının üzerine geyik resimleri kazır ve çakmaktaşıyla koyun derisi ya da gelişmemiş zevkimize hitap eden basit bir aksesuar takas ederdik.