Uykusuz geçen gece
Gibi ne var ki yüce
Kalk otur lambayı yak
Sesler duy tavana bak
Döner çevrende cinler
Sencileyin sürgünler
Savruksun yalnızlıkta
Gezen gölge ayakta
Halkadan halkaya geç
Gizem kapısını aç
Korkma yavaş süzül gir
Gülümser sana şiir!
Sen ve ben, bir de bu upuzun yoğun gece
Sarmış bizi dört yanımızdan çepeçevre.
Yalnızlık kuşunu tüfeğimizin ucundan
Düşürüverdik torbamıza. Şimdi onu
Yiyoruz, içiyoruz, onu soluyoruz,
Soğuk çok, ısınıyoruz eskiden kalma
Bir güneşle.