İlk aşk, insanın gözlerini yaşartıp nostaljiye kapılmasına sebep olan tatlı bir şarkıydı. Saplantıysa daha farklıydı; asla güzel bir şeye dönüşemeyecek, karanlık ve gizli bir ihtiyaçtı. İlk aşk günün birinde sizi bırakıp gidebilirdi, saplantıysa ölene dek gırtlağınıza yapışırdı.
Sanırım 'aşkın' raf ömrü kremaların raf ömrü kadar. Nasıl saklarsan sakla bir süre sonra ekşiyor. Fakat şansın varsa 'aşk' kısmını geçip birini yalnızca sevmeye başlayabiliyorsun.
Bir adamın değeri anlara indirgenir ve hayat denen tuvale boya damlaları misali yayılır. Bu zamana dek edinilen, günün birinde edinilecek olan kişilik, günlük yaşamda yapılan ve sıradanmış gibi görünen basit tercihlerle belirlenir.