Rüyamda pencereye vuran dalın sesinden kurtulmak için camı kırmaya çalıştım. Ama elimi dışarı uzattığımda, yapraklar yerine buz gibi, küçük bir el parmaklarımı yakaladı!
Kitapların kenarlarına düşülmüş eski, sararmış notları okurken, çok eski zamanlarda bu evde yaşanmış büyük bir acının ve isyanın ilk kokusunu almaya başlamıştım.
Yatağın kenarındaki ahşap panellere kazınmış isimleri gördüm: Catherine Earnshaw, Catherine Heathcliff, Catherine Linton. Aynı isim, farklı soyadlarıyla birer hayalet gibi duvarı kaplamıştı.
Hizmetçi Zillah, Heathcliff’ten gizlice beni üst kattaki küçük, eski bir odaya götürdü. Buranın efendisinin yasakladığı, geçmişin anılarıyla dolu gizemli bir yer olduğunu fısıldadı.