Yarım saat önce birbirlerine bağıran, kavgaya hazır, gözyaşlarına ve hıçkırıklara boğulan insanlar onlar değildi sanki. Bütün o yaptıklarında ciddi olduklarına ve ağlamanın onlara zor geldiğine inanamıyordum artık. Gözyaşlarını, bağrışmaları, bir anda parlayıp çabucak sönüveren karşılıklı eziyetleri o kadar sık görüyordum ki alışmıştım artık; beni gittikçe daha az heyecanlandırıyor, yüreğime gittikçe daha az dokunuyorlardı.