*Rus mafyasının pakhanı Roman Petrov ve İtalyan mafyasının Don’u , barış için anlaşmalı bir evlilik ayarlamıştı. İşte, Rus mafyasının, görüntüsüyle bile çevresindeki herkesi korkutan sert adamı Mikhail Orlov ile İtalyan mafyasının Capolarından Bruno Scardoni’nin genç ve güzel kızı Bianca’nın evliliği böyle başladı.
*Aslında Mikhail, evleneceklerini bilmeden önce bile Bianca’yı balerin olarak dans ettiği gösterilerde gizli gizli izliyordu ve bu evlilik kararı alınmadan önce de ilgi duyuyordu O’na. *Bianca sakatlanmış ve profesyonel balerinlikten emekli olmuştu. Dik başlı ve ne istediğini çok iyi bilen Bianca, hayatı boyunca babasından şiddet görmüştü ve evliliği de küçük kız kardeşi Milene’yi babasının gazabından korumak için kabul etmişti.
*Yara izleriyle dolu vücudu ve yüzüyle insanların kendisinden bucak bucak kaçmasına alışkın olan Mikhail, küçük eşinin görüntüsüne vereceği tepkiyi merak ediyordu. *Bianca da, hızlı gerçekleşen tüm bu evlilik olayından dolayı şaşkındı. Ama, zoraki başlayan evlilik her ikisi için de sürprizlere gebeydi. *Bu tür kitapların çoğunda olduğu gibi kahramanlarımızın hayatları da iki bölüme ayrılmış gibiydi. Aile ortamı beyaz, saf ve yumuşakken, içinde yaşadıkları, işlerini yürüttükleri dünya acımasız, karanlık ve sertti. Gerçek hayatta olduğu gibi burda da önemli olan aradaki dengeyi nasıl sağladıklarıydı.
*Bratva’nın en sert adamlarından biri olan Mikhail’in Bianca söz konusu olduğunda sert bir kayadan pamuk şekere dönüşmesini okumak çok zevkliydi.
*İkisinin de zor ve acı dolu günleri ve bu günlerin bıraktığı hem fiziksel hem de psikolojik yaraları vardı. Daha doğrusu ruhsal yaralardı bunlar.
*Birbirlerine karşı duydukları saf tutku ve sevgileri bu yaralara merhem olacak mıydı? *Bianca, Mikhail’in duvarlarını aşıp O’na, ruhuna