ozan erdoğan, Katı Olan Herşey Buharlaşıyor'u inceledi.
9 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

bundan 5-6 yıl önceydi sanırsam. mimar olan kuzenim bir kitap aradığından ve bulamadığından bahsetmişti. tabii o zaman kitapçı olduğum için bir kaç gün içinde buldum kitabı. arkasını okudum, içindekiler kısmını okudum. kuzene telefon açtım. kitabı buldum ama önce ben okuyacağım dedim. "tamam, acelem yok, yeter ki ben de okuyabileyim!" dedi. aslında okuduktan sonra kuzene veresim gelmemişti kitabı ama beni hiç haberim olmayan bir kitaptan haberdar etmiş olduğu için de ona borçluydum. kitabı okuyup, kendisine teslim ettim ama ayrılmak da zor geldi açıkçası. yazar Karl Marx'ın "katı olan her şey buharlaşıyor" tespitinden yola çıkarak bize muazzam bir modernite, özellikle de mimari ve edebiyat bakımından bir modernite eleştirisi sunuyor. kitabı bir şekil de bulup da okumak gibi bir niyetiniz olursa size tavsiyem önce en azından 'Kant' okumanızdır. o zamanlar ben henüz okumamıştım ve keşke okusaydım demiştim. elinize geçer ise hiç tereddüt etmeden okuyun derim . . .

önder güngör, Taşlar Yerine Oturdu'yu inceledi.
18 saat önce · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Talha hocanın ilk sanat tarihi eseri tarihi sıkılmadan bunalmadan zevkle keyifle okumamızı vesile olan hoca:)
türk islam eserlerinin anlatımları ve günümüze kadar gelmiş olan bir takım hurafelere mitlere cevap niteliginde bir eser Ayasofya ,selimiye , süleymaniye eserlerindeki anlatımla sanki o dönemlere seyahat ediyor havası katıyor ve mimar sinan ve ters lale konusu bir başka tad veriyor ruhumuza ..

"Velhasıl dünya'da bir cennet inşa edersen, ölümle cennete yatay geçiş yaparsın. Asıl hayat cennettir. Demekki dünya da mümkün oluncaya kadar yaşatmaya bak. Fidan dik, kuş besle, evlat büyüt, umut ve sevinç aşıla.. İnsanlar senin yanındayken kendilerini cennetteki gibi kınanmayan, yadırganmayan, dışlanmayan aksine ödüllendiren, yüceltilen, hoşnut edilen, ikramda bulunulan konumunda, özgür hissederlerse sen, bulunduğu yeri cennete benzetmişsindir demektir. Cennetin inşaatında bir mühendis, mimar, usta, kalfa ya da işçi olarak çalışıyorsun demektir. Yok, eğer öldürüsen, yaşatmazsan, beslemezsen, yaşama azmi aşılamazsan; insanlar senin yanında kendilerinin cehennemin dumanında boğulur gibi sıkıntılı, üzgün, baskılanmış, boyunduruk altında,kısıtlanmış, suçlu mahcup, rahatsız, cezalandırılmış, mahrum... hissederlerse, sen cehennem kurmuşsun demektir. Zebanileşmişsin. Burada kendi ellerinle bina ettiğin cehennemden, öldüğün anda yatay geçişle cehennemi boylarsın."

Murat Menteş (Ruhi Müceret)

Resul, bir alıntı ekledi.
20 May 00:10 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

... meselâ Ayasofya kubbesindeki taşlar, eğer mimarının emrine ve san'atına tâbi' olmazlarsa; herbir taşı, Mimar Sinan gibi dülgerlik san'atında bir mahâreti ve sair taşlara hem mahkûm, hem hâkim olmak, yani "Geliniz, düşmemek, sukût etmemek için başbaşa vereceğiz." diye bir hüküm sahibi olması lâzımdır.

Öyle de: Binler defa Ayasofya kubbesinden daha san'atlı, daha hayretli ve hikmetli olan masnuattaki zerreler, kâinat ustasının emrine tâbi' olmazlarsa; herbirine Sâni'-i Kâinat'ın evsâfı kadar evsâf-ı kemâl verilmesi lâzım gelir.

Ene Ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said NursîEne Ve Zerre Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Ruveydâ, bir alıntı ekledi.
19 May 01:03 · Puan vermedi

Dağlar aşsa ya zihnim.
Unutsa giderken bedenimi almayı yanına.. Perdenin arkasında bir mimar var ise şayet, madde, enerji gibi elle tutulan ve öğrenilebilen kavramlar daha gerçek anlatılan masallardan..

Algı Kapıları, Aldous HuxleyAlgı Kapıları, Aldous Huxley
Cengiz gelincik, bir alıntı ekledi.
18 May 02:42 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"Sadece bu diske bakarak bile tarihin Sümer'de başladığını anlamak sence mümkün görünmüyor mu?"
"Çağdaş insanın hayatını dolduran ne varsa, bundan beş bin yıl evvel Sümerler onun doğumuna şahitlik ettiler Zara. Öğretmen veya bilim adamı, tarihçi veya şair, ressam veya felsefeci, hukukçu veya yönetici, siyasetçi yahut mimar, heykeltıraş veya muhasebeci, tamirci veya marangoz herkes ilk meslektaşını Sümer'de görebilir."
"Oysa biz bütün bunların ilk örneklerini hep Batı'da ortaya çıktığını öğrendik. İcatlar ansiklopedisi..."
"Sanayi devriminden sonra Batı dünyası, geçmişte yapılmış her şeyi kendi atalarına bağlama gibi bir hastalığa kapıldı maalesef. Kültür tarihçileri arasında Sümer diye bir medeniyetin varlığını ortaya çıkarmaktan bugün pişman duyanlar bile vardır zannederim. Oysa yüz sene kadar evvel Osmanlı topraklarına bilim adamlarıyla, arkeologlarıyla, askerleriyle saldırırken niyeti yalnızca insanlığın kökenini aramaktı. Batılı atalarını bulacaklarını düşünüyorlardı ama karşılarına bambaşka Doğulu bir adam çıktı. Ve baktılar ki buldukları her şey kendilerini değil, Doğuluları işaret ediyor, Doğu birdenbire barbar ilan ediliverdi."
"Kimliksizleştirme çağının başlangıcı desene!"
"Yok sayma çağı, belki de. Oysa dikkatli bakanlar, bugün bir Ezop masalında, bir Süleyman meselesinde, bir Oklit teoreminde, bir Atina senatosunda, bir Roma hukukunda, bir Nasa gözlemevinde, bir kraliyet armasının deseninde, paranın şeklinde, ölçüsünün ve tartınının derecelerinde hep Sümer'in, Babil'in, Asur'un, Akat'ın, kısaca Doğu'nun derin izleri ve öncülüğü olduğunu kolayca göreceklerdir, beş bin yıl, on bin yıl evvel..."
"Güneş doğudan yükselir, diyenlere katıldın, farkında mısın?"

Abum Rabum, İskender Pala (Sayfa 478)Abum Rabum, İskender Pala (Sayfa 478)
Aykan, bir alıntı ekledi.
18 May 00:49 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

''Bugüne kadar hiç kimse benden evi için bir kütüphane tasarlamamı istemedi. İmza: Bir iç mimar.''

Küçük Şeyler 2, Üstün Dökmen (Sayfa 137)Küçük Şeyler 2, Üstün Dökmen (Sayfa 137)
Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
15 May 04:21 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Yurdun çeşitli noktalarında yaptırılan postahane binalarının önemli bir kısmı da Abdülhamid dönemi eseridir. Nitekim İstanbul Sirkeci'deki Mimar Vedat (Tek) Bey'in eseri olan Büyük Postahane binası, Beyoğlu'nda yakın zamana kadar kullanılan postahane binası, Üsküp Postahane binası onun döneminde esen postahane rüzgârından damlalardır.

Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı, Mustafa ArmağanAbdülhamid'in Kurtlarla Dansı, Mustafa Armağan
Fatma Koçak, bir alıntı ekledi.
14 May 23:58 · Kitabı okuyor · Beğendi

Mimar Sinan imparatorluk coğrafyasına, imparatorluğun sanatına kendi üslûbunu ve merkezi bir Osmanlı havasını veren dâhidir. Bugün Süleymaniye semti, onun sevimli mütevazı türbesinin bulunduğu semt, bu yaratının, bu üslûp beraberliğinin, orijinalliğinin zirvesi sayılır..

Osmanlı'yı Yeniden Keşfetmek, İlber OrtaylıOsmanlı'yı Yeniden Keşfetmek, İlber Ortaylı

Size bir öğretmenlik anımdan bahsedeyim. Görev yaptığım son okuldaki ilk öğretmenlik günüm idi. Bilirsiniz, ilk gün hep bir tanışma merasimi ile geçer. Okulun son saatiydi ve 5. sınıfa dersim vardı. Yaşları 10-11 olan bir grup çocuk... Tanışıyoruz. Sıra Orkun isimli sarışın, fırlama, zeki çocuğuma geldi.
-Ee Orkun, peki sen ne olmayı düşünüyorsun büyüyünce, dedim. Gözlüğünü düzeltip ciddiyet takınışı hala gözlerimin önünden gitmez.
- Öğretmenim, ben aslında 5 yaşıma kadar mimar olmak istiyordum. Evler yapacaktım. Ama sonra ben 5 yaşımdayken dayım trafik kazası geçirdi. Arabanın içinde küçücük olan kuzenim de vardı. Onlar öldüler. Ama ne oldu biliyor musunuz, onlara çarpan adam hapse girmedi. Hem adam içki içmiş. Sarhoşmuş. Ama yine de hapse girmedi. Işte o zamandan sonra ben avukat olmaya karar verdim. Suçlu insanların hapse girmesini sağlayacağım .

Ah! Ah çocuk! Keşke dünyayı senin eline verseler de cenneti başka yerde aramasak...
O gün sanki çarpildim. 10 yaşındaki Orkun sanki koca bir adamın kafasını taşıyordu.
En çok da kalbini taşıyordu.
Fakat ne yazık ki koca adamlar, Orkun 'un koca kafasından ve olculemez kalbinden yoksunlar.
Sonra aklıma Bülbülü Öldürmek kitabındaki o cümle geldi.
"Sanırım avukatlar da bir zaman çocuktu. "