Yazmayı çok özledim biliyor musun? Çok sevdiğim bi kalemim vardı. Neler neler yazdım da tükenmek bilmedi. Saman sarısı yaprakları olan bi defterim vardı. Dokundukça ürpertirdi tüylerimi. Ne hissederdim bilmiyorum. Ama sanırım yakın ederdi uzak sevdiklerimi. Tarih atardım her bi sayfasına. Atardım ki ben unutsam da o unutmasın o an hissettiklerimi. Yazmayı çok özledim ben. Kalemi, defteri, içimi dökmeyi. Ağlaya ağlaya yazdığım sayfalar olurdu, bir de kahkaha atmaktan tek satır yazamadığım yapraklar. Ağlamak güzel şey biliyor musun? Hıçkıra hıçkıra, yaşayamadığın her an’a tekrar tekrar ağlamak. Gülmek de güzel oysa. Kahkahalar savurmak uçsuz bucaksız. Kül rengi sayfalara bakıp, toz pembe hayaller kurduğun anları hatırlamak. Yazmayı çok özledim ben. Hiç bi anlam ifade etmese de bişeyler karalamak. Yaz olur mu? İnan şu dünyada tükenecek son şeydir kelimeler. Son özlemin, son Sevgi’nin tükenmesi gerek krlimelerin tükenmesi için. Kelimeleri bitirme olur mu? Son sayfa da olsa sen yaz. Kalem kağıt düşmesin elinden. Ne kahkaha eksilsin, ne gözyaşı tükensin. Eksik etme sevdayı kalbinden.