Alaska’dan Kanada’nın Yukon bölgesindeki altın madenlerine ulaşmak için, Chilkoot Geçidi’ni aşmak gerekiyordu; burası 1200 metre uzunluğunda, kırk beş derecelik bir yokuştu. Geçidin korkutucu görüntüsü, pek çok madencilik heveslisinin eve geri dönmesine sebep oluyordu. London geçitten defalarca inip çıkmış, yarım tonluk malzemesini kırk beşer kiloluk parçalar halinde taşımıştı.
Jack LondonJack London
London, Oakland’a döndükten sonra, diğer öğrencilerden epey büyük olsa da lise öğrenimini tamamlamıştı. Bazıları, hademelik yaparak geçimini sağladığı için onunla alay ediyorlardı; bazıları ise London’ın hovarda yaşamından etkilenmişler, okul dergisinde basılan yazılarına hayranlık duymuşlardı.
Jack LondonJack London
Oakland’ın kütüphanecisi olan Coolbrith, eşinden boşanmış ve dedesi, Mormon büyüğü Joseph Smith tarafından aileden dışlanmış bir kadındı. Jack London’ın, aile hayatındaki çekişmeleri gizli tutmak istediğini sezmişti. On üç yaşında kitabı basılmış bir şair olarak, London’ın yeteneğini ve kitaplara olan sevgisini fark etmiş, okuyacağı kitaplar hususunda yıllarca ona rehberlik etmişti. London, Coolbrith’i taparcasına severdi.
Jack LondonJack London
Johnny London on dört yaşına geldiğinde —artık ismi "Jack" idi— on sentlik saat başı ücretle tam günlük bir işe girerek, kavanozlara turşu doldurmaya başladı; günde en az on saat, genellikle daha da fazla çalışıyordu. Hickmott Fabrikası'nın içini gösteren bu nadir fotoğraf, London oradan ayrıldıktan sonra çekilmiş; fotoğrafta, bazen ciddi yaralanmalara sebep olan, açıktaki makine kayışları görülüyor.
Jack LondonJack London
"Sekiz yaşındayken, Jack’in ilk kez, mağazadan alınmış bir takım iç çamaşırı olmuştu fakat çocukluğu burada sona eriyordu. Cole İlköğretim Okulu’nda olmadığı zamanlarda, aile bütçesine katkıda bulunmak için sabah ve akşam gazete dağıtmaya, hafta sonlarında bir bowling salonunda lobut dizmeye ve bir buz arabasında çalışmaya başladı. Bu yılları acı acı anarken, kendisinden Yük Hayvanı olarak bahsetmiştir."
Jack LondonJack London