Zaman zaman insanın acımasızlığı 'vahşi' sözcüğüyle ifade edilir ama bu, vahşi hayvanlara yapılan korkunç bir haksızlık ve hakarettir: Vahşi hayvan hiçbir zaman ustalık ve zevk almak bakımından bir insan kadar acımasız olamaz.
Hayata inanmasam, sevdiğim kadına sırt çevirsem, dünyanın gidişine inancım kalmasa, hatta tam tersine, her şeyin karmakarışık, uğursuz, belki de şeytanca bir kaos olduğuna iman etsem, insanların hayal kırıklığından uğradığı bütün korkulara tutulsam gene de yaşamayı isteyeceğim, hayat kadehini ağzıma götürünce bitirene kadar bırakmayacağım!
Bence mucize realist insanda hiçbir endişe uyandırmaz. Realist insanda iman uyandıran mucize değildir. Realist insan zındıklık yolunu tutmuşsa, bir mucize görse bile kendinde buna inanmamasını sağlayacak kuvvet ve kabiliyeti bulur. Mucize inkar kabul etmez halde bile olsa boyun eğmez, hislerine sırt çevirir. Kabule yanaştığı takdirde bunu mucize saymaz, şimdiye kadar bilmediği tabii olay şeklinde görür.
Realist insanın imanı mucizeden doğmaz. İman mucizeleri doğurur. Böyle bir kimse, bir kere iman edince artık kendi gerçekliğinin zarureti olarak mucize imkanını da kabul etmek zorundadır.