Mustarip olduğunuz aşağılık duyguları nesnel gerçeklerden ziyade öznel yorumlardır.
…
Ama öznelliğin iyi bir yanı vardır: Kendi kararlarını verme imkanı tanır. Meseleyi öznelliğe bıraktığım için, boyumu bir avantaj veya dezavantaj olarak görmek bana kalıyor.
…
Adler der ki üstünlük arayışı ve aşağılık duygusu hastalık değildir, normal ve sağlıklı mücadelenin ve gelişimin tetikleyicisidir. Aşağılık duygusu yanlış kullanılmadığı takdirde, mücadeleyi ve gelişimi destekleyebilir.
İnsan hissettiği aşağılık duygusundan kurtulmaya çalışır ve ilerlemeye yönelik çaba gösterir. Asla mevcut durumundan tatmin olmaz- tek bir adım olsa bile ilerleme kaydetmek ister. Daha mutlu olmak ister. Bu tür aşağılık duygusu katiyen olumsuz değildir. Ama bazı insanlar da vardır ki ileriye doğru tek bir adım atma cesaretini kaybeder ve gerçekçi bir çaba göstererek durumun değişebileceğini kabul etmez. Daha bir şey yapmadan pes eder böyle kişiler ve “ Zaten yeterince iyi değilim” veya “Denesem bile, ne değişecek ki” gibi şeyler söylerler.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yapılması gereken basit işlerin olması ama insanın sürekli olarak bunları neden yapamayacağına dair çeşitli mazeretler uydurması da zor bir yaşam değil mi?
…
Adler’in teleolojisi bize şöyle der: “Hayatınızda şu noktaya kadar her ne olmuş olursa olsun, bunların şu andan itibaren nasıl yaşayacağınızı yönlendirmemesi gerekir.” Burada ve şu anda yaşayan sen olarak kendi hayatını belirlersin.
Yaşam tarzımızı değiştirmeye çalıştığımızda, cesaretimizi sınarız. Değişim kaygı yaratır, değişmemekse hüsran. İkincisini seçtiğinden eminim.
…
Adler psikolojisi cesaret psikolojisidir. Mutsuzluğunu geçmişine ya da çevrene yıkamazsın. Aslında beceriksiz değilsin. Sadece yeterli cesaretin yok. Mutlu olma cesaretin eksik de denilebilir.
Dar anlamda yaşam tarzı, bir insanın kişiliği olarak tanımlanabilir; daha geniş anlamda ise, o kişinin dünya görüşünü ve hayata bakışını kapsayan bir kavramdır.
…
Yaşam tarzını kendin seçersin. Tabii ki “bu benliği” bilinçli olarak seçmedin. İlk tercihin büyük ihtimalle bilinçdışı gerçekleşti ve sözünü ettiğin dış etkenlerle birleşmişti: ırk, millet, kültür ve ev ortamı. Bunların mutlaka o seçimininde önemli bir etkisi olmuştur. Buna rağmen “bu benliği” seçmiş kişi sensin.
Adler psikolojisine göre, bu seçim on yaş civarında gerçekleşir.
…
Değişmemenin tek nedeni değişmemeye karar vermen.