Mine

Bir imgeniz olduğu zaman, çocukken nasıl hissettiğinizi hatırlayın. O çocuk hâlâ içinizde yaşıyor. O çocuğu rahatlatmaya çalışın. O çocuğu cesaretlendirin.
Sayfa 232
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
En derin korkumuz yetersiz olmamız değildir. En derin korkumuz, son derece güçlü olmamızdır. Bizi en çok korkutan karanlığımız değil, ışığımızdır. Kendimize sorarız: Ben kimim ki parlak, muhteşem, yetenekli, muhteşem olacağım? Aslında sen kim değilsin? Sen Tanrı'nın çocuğusun. Göze batmaman dünyanın hayrına değil. Başkaları senin yanında kendini güvensiz hissetmesin diye küçülmenin iyi bir tarafı yok. Hepimiz çocuklar gibi parlamak için varız. İçimizdeki Tanrı'nın yüceliğini tezahür ettirmek üzere doğduk. Bu sadece bazılarımızda değil, herkesin içindedir. Ve kendi ışığımızın parlamasına izin verirken, bilinçsizce diğer insanlara da aynısını yapma izni vermiş oluruz. Kendi korkumuzdan kurtulduğumuzda; varlığımız otomatik olarak başkalarını özgürleştirir. -Marianne Williamson, Sevgiye Dönüş
Sayfa 317·Kitabı okudu
Evlilik bir hedef seçme meselesi değildir. Kişinin yaşam tarzını seçme meselesidir. Fromm’un dediği gibi: “Birini sevmek yoğun bir duygudan ibaret değildir. Bu bir karardır, bir hükümdür, bir vaattir. “ Sevmek adanmakla ilgili bir tutumdur. Sev, özerk ol ve hayatı seç! Mutlu olma cesaretin varsa, birini sevebilir ve nasıl yaşayacağını kendin seçebilirsin. O zaman gerçek bir özerliğe erişebilirsin.
Sayfa 249·Kitabı okudu
“Dileyin, size verilecektir. “ sözünü biliyor musun? Adler muhtemelen bunu şöyle ifade ederdi: “Verin, size de verilecektir. “ İnsan bir şeyler verdiği için kendisine de verilir. İnsan kendisine bir şey verilmesini beklememeli. Ruhu dilenci haline gelmemeli. Bu son derece önemli bir yaklaşımdır, özellikle de iş ve arkadaşlık ile bağlantılı diğer kişiler arası ilişki türü düşünüldüğünde.
Sayfa 200·Kitabı okudu
Kişi kendini olduğu gibi kabul edemediğinden ve sürekli kaygı içinde olduğundan yalnızca kendisiyle meşgul olur. Henüz kendini sevmeyi öğrenmiş değilsin. Bu nedenle başkalarına inanamıyorsun , öğrencilerine inanamıyorsun ve onlarla arkadaşlık ilişkileri kuramıyorsun. İşte tam da bu yüzden iş üzerinden bir aidiyet duygusu kazanmaya çalışıyorsun. İşinde başarılı olarak değerini kanıtlamaya çalışıyorsun.
Sayfa 191·Kitabı okudu