Mine

İnsan mutsuzken dikkati hep kendine döner. Kendini çok ciddiye alır. Mutlular, yani kendilerini gerçekten sevenlerse, pek düşünmezler kendilerini. Mutsuzu neşelendirmeye çalıştığında, istemez, karşı çıkar. Çünkü dikkatini kendinden ayırıp evrene yöneltmek zorunda kalacaktır. Mutsuzluk, kendine düşkünlüğün varacağı son noktadır.
Sayfa 270·Kitabı okudu
Reklam
… Hatta Doktor Dannyboy daha da ileri gidiyor, tüm ölümlerin yüzde doksanının intihar sayılabileceğini söylüyordu. Hayata karşı merak beslemeyen, var olmaktan çok az sevinç duyan kimseler, bilinçaltında hastalıkla, kazayla ve şiddetle işbirliği yapar, onları kendi üstlerine çekerler, diyordu.
Sayfa 230·Kitabı okudu
Luc parmaklarıyla puroyu yavaşça çevirdi, külüne baktı. Puro ne kadar kaliteli olursa, o kadar uzuyordu külü. Ama eninde sonunda her kül düşmek zorundaydı. Düşüş de genellikle ani ve nihai oluyordu.
Sayfa 166·Kitabı okudu
Küçük mucizeleri kabul ettiğimiz zaman kendimizi büyük mucizeleri hayal edebilecek yeterlilikte hissederiz. Bir istiridyenin içinden parlak, canlı, lezzetli bir canlının çıkabileceğini kabul ettiğimiz anda, aynı kabuktan Afrodit’in geleceğini de kabul etmişiz demektir. Bununla da yetinmeyerek, Afrodit’in kabuğundan büsbütün uzaklaşacağını, kendine bir stüdyo daire edineceğini, tıpkı istiridye gibi onu istediği biçimde donatacağını da düşünebiliriz; ama hayal gücü, pek zengin değilse bu noktadan önceki bir yerde durmak zorundadır.
Sayfa 154·Kitabı okudu
Kendi gemine kaptanlık edemiyorsan, hangi yanlış limana vardığına şaşırmamalısın.
Sayfa 117·Kitabı okudu
Reklam