Yanımda yürüyordun Milena, düşünsene yanımda yürümüştün.
.
.
.
Ve sonra yine akşam mektubu; göğüskafesi nasıl böyle alabildiğine genişleyip daralabilir bilinmez, insan senden nasıl uzak kalabilir bilinmez.
…gazeteyi istedim, öylesine okumaya başladım, bıraktım ve senin, istasyonda vedalaşırkenki yüzünle oturdum. O yüz, ömrümde görmediğim bir doğa olayıydı: bulutlar yüzünden değil, kendi kendine soluklaşan güneş ışığı.
Daha ne söyleyeyim. Gırtlağım söz dinlemiyor, ellerim söz dinlemiyor.
… şimdi sadece kendi hastalığımı ve sağlığımı düşünüyorum ve aslında ikisi de, ilki de ikincisi de, sensin.
…
Artık sana bir yabancıya yazar gibi yazamıyorum.