Ammar İbn-i Said der ki; "Hz. İsa havarileri ile birlikte gezide iken bir köye uğrar, köyün halkını yollara, öteye beriye serilmiş, ölüler olarak bulur. Arkadaşlarına; "Ey havariler cemaati bu köyün halkı Allah'ın gazabına uğrayarak ölmüş olmalıdır, böyle olmasaydı birbirlerini gömerlerdi" der.
Havariler ona; "Ey Ruhullah biz bunların başlarına gelenleri bilmek isterdik."derler. Bunun üzerine Hz. İsa Allah'a yalvarır, Allah (CC) da ona; "Karanlık basınca onlara seslen, sana cevap verirler" diye vahyeder.
Akşam olunca Hz. İsa bir tümseğin üzerine çıkarak; "Ey köy halkı!" diye seslenir. bir ses ona; "Buyur ya Ruhullah!"dive cevap verir.
Hz.İsa "Ne durumdasınız, başınızdan neler geçti?" diye sorar, "Akşam tasasız ve endişesiz uykuya yattık, sabah olunca cehenneme yuvarlandık" diye cevap verir.
Hz. İsa; "Başınıza bu hâl neden geldi?" diye sorar. "Dünyaya tapmamızdan ve Allah'ın emrine karşı gelenlere boyun eğmemizden dolayı" diye cevap verir.
Hz. İsa; "Dünya sevginiz nasıldı?" diye sorar, "Bebeğin annesini sevdiği gibi, yüzünü bize doğru döndüğü zaman sevinir, arkasını döndüğü zaman (işlerimiz ters gidince) üzülür, ağlardık" diye cevap verir.
Hz. İsa; "Niye arkadaşların bana cevap vermiyor?" diye sorar, gizli ses; "Çünkü onların ağızlarına ateşten gemler vurulmuş ve gemlerin öbür ucu kaba ve sert meleklerin elinde" diye cevap verir.
Hz. İsa; "Sen bana nasıl cevap verebiliyorsun?" diye sorar, gizli ses;
"Çünkü ben onların arasındaydım, ama onlardan değildim. Fakat onlara gazap inince beni de içine aldı, şimdi cehennemin ağzına ellerim ile tutunmuş sarkık vaziyette duruyorum, kurtulur muyum, yoksa içine mi yuvarlanırım, bilmiyorum" der.
Bunun üzerine Hz. İsa havarilere der ki; **"Acı tuza batırılmış arpa ekmeği