Sonunu okuduğunda gözyaşlarına boğulmasına rağmen ona yine de zevk veren ancak yine de bir açıdan ona işkence eden bir kitap gibi onu tüketme ihtimali olan bu aşktan korkmaya başlamıştı.
Birden gözü, masanın üzerindeki mavi vazoya çarptı. Yıllardan beri ilk kez, bir doğum gününde o vazo boş kalmıştı. İçi ürperdi. Sanki bir yerlerde bir kapı açılmış, başka dünyalardan esen buz gibi bir rüzgar içini doldurmuştu. R., ölü bir kadının hatırasında ölümsüz aşkı hissetti. İçinde bir şeyler kopmuştu sanki, o hiç bilmediği kadını büyük bir tutkuyla düşündü. Geçmişte duyduğu bir şarkıyı hatırlar gibi...