...Çünkü insanın bir kapasitesi var, hiç kimse günün her saatinde mükemmel olamaz. Çok mükemmel olmaya hayatımızın bir arasında yoğunlukla dikkat edersek diğer taraflarda patlıyoruz. Bu nedenle mükemmel olmaya çalışmaktan ziyade "normal" olmaya, kendi ihtiyaçlarımızı görmeye çalışmak gerekir.
Bir insanın, özellikle de akranınızın arkasından rahatsızlık duymaksızın dua edebilir olmak hasede karşı mücadele konusunda iyi bir kıvama gelindiğini gösterir.
Gıpta ile hasedin farkı da hissettirdiğidir; gıpta iyi hissettirir, azim ve motivasyon verir. Haset ise hırs, tamah verip kötü hissettirir. Bu ikisini ayırt etmek için sol göğsümüzde nasıl bir tat bıraktığına bakmak gerekiyor; gördüğümüz şey yüreğimizi daraltıyorsa haset, genişletiyorsa gıpta söz konusudur.
İngilizlerin bir atasözü, "Çitin ötesindeki çimler hep daha yeşildir" der. Herkesin imkânı da imtihanı da başkadır. Kendini görmeyip hep başka insanların imkânlarına bakan, onların imtihanlarını bilmediği için kendi imtihanında boğulur kalır.
Birisiyle ilgili iyi olmayan şeyler zihnimize geliverdiği zaman hemen ondan uzaklaşalım, "bana ne" diyelim, başkasından böyle bir bilgi gelince geçip gidelim. Biz kendimizle alakalı şeyler yapalım ve öfke, düşmanlık, kini kalbimizden atabildiğimiz günlerin kıymetli günler olacağını bilelim.