Hemen hemen her yerin gün içinde parladığı bir an, onu en iyi gösteren bir açı, bir ışık yoğunluğu vardı. İnsan bir yere bağlanınca o anı öğrenir ve o anı beklerdi.
Nasıl oluyor da, kolsuz ve bacaksız doğan insanlardan faydalanmayı akıllarından bile geçirmeyen dürüst ve duyarlı kişiler, düşük bir zeka düzeyiyle doğanları istismar etmekte bir mahsur görmezler?