Puan vermedi·224 syf.··
2026 26. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 11:15
Öncelikle okuduğum ilk çizgi romandı. Çizimleri çok güzeldi. Sadece siyah,beyaz ve kırmızı kullanıldığı için daha da güzel olmuş. Beni rs'den çıkardı ve çerezlik bir kitap diyebilirim. Bu kitabın inanışına göre öldükten sonra 40 gün ve 9 gece boyunca yürüyerek gitmeleri gereken yere gidiyorlar ama yolda etraftaki yiyecekleri yemek ya da bir şey içmek tehlikeli olduğu için o kişinin cenazesinde o kişinin sevdiği şeylerden ilham alarak yakınları Arafta Pasta Dükkanından pasta yaptırıyor ve ölen kişi yol boyunca sadece o pastayı yiyor. Bu pastalara yazı yazılabiliyor ya da kasete aktarılmış anıları pastaya aktarabiliyorlar yani pastanın özelliği sadece tadı değil. Konusu özgün ve güzel bir konu ama bu konunun kat ve kat daha fazla potansiyeli vardı. Umarım diğer ciltlerinde daha iyi kullanılabilir. İrae ve Misa'nın beraber olduğu bölüm daha uzun olmalıydı bence çünkü iki hikayeyi birleştiren asıl bölüm o bölümdü. Ama genel olarak bu kitabı sevdim sadece okuyacaksanız beklentiniz çok yüksek olmazsa daha keyifli okursunuz. Damla N. Archeron'un önerisiyle almıştım. Videosunu izlemek istersenizyoutu.be/9tHzjcfU3HY?si=...( kitabı 1:35'de anlatmaya başlıyor.)
Arafta Pasta Servisi - Cilt 1Sanho · Yuzu Kitap · 2026130 okunma
Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM 'BALKANLARDAN GELEN ÇOCUK" //ALINTILAR #Masum çocukluk günleri işte... #İşte bizi biz yapan şey buydu, kardeş sevgisi... #Arkamızda bırakılan hayatın içinde, bir daha dönülmeyecek evler, okullar, dağlar, yollar, sokaklar mahzun kaldı... #Eminim ki annemin duaları onu korudu... #Hayat çok garip, her an her şeyle karşılaşsbilme potansiyeli ile dolu... #O taş eve yaslanırsın, tanır seni... #O ayakta kalmayı başarmış taş evimizin çatısı çökmüş... #Herkesin bir planı var ama Allah'ın planı en üstte... //KİTAP HAKKINDA Merhaba kitapsever arkadaşlar Bugün olağan kitaplardan biraz farklı bir eserden bahsedeceğim sizlere. Bir çeşit otobiyografi de diyebileceğimiz türden aslında lakin içerisi yara dolu... Öncelikle belirtmeliyim ki kitap, Balkanlar'da zulme uğramış ve göç etmek zorunda kalmış tüm muhacirlere armağan edilmiş. Bir de yazarın rahmetli annesine... Çok düzenli, mutlu bir hayatı olan yazar, çocukluk anıları, ailesi, yaşadığı yer ve en sevdiği can dostlarından bahsederek başlamış satırlara. Ablası Ayşe ve Abisi Fikret'in okuldaki başarıları ile gururlanmış, Ayhan'ın doğumu ile neşelenmiş,Yılmaz ile güzel anılar biriktirmiş. En çok Sündük'ün yaramazlıkları beni güldürürken, İzmi'nin vedasız gidişi ise yaraladı. Mişa'nın eve girmek için yaptığı haraketler, Karaman'ın olgunluğu ne sıcak, ne güzel satırlardı. Lakin sonra 13 Nisan 1978 yılındaki mecburi göç yüreğimi yerinden oynattı üzüntüden. Yaşadıkları evden, çevreden, komşu, kardeş, akrabalardan, okuldan, yollardan, sokaklardan kopmak zorunda kalan aileyle birlikte ben de göç ettim. Hep birlikte, Kırcaali den binilen kara tren, tüm umutları, hayat düzenini paramparça ederek uzaklaştı sevilen topraklardan, son düdük ile... Sonra yeni bir hayat, yeni bir vatan, yeni topraklar umut oldu ve Türk Bayrağı
Balkanlardan Gelen ÇocukMuhsin Güler · Theseus Yayınevi · 03 okunma
Reklam
SPOİLER İCERİR !!!!
9/10
·525 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 17:50
Eserimizin 4. ve final cildinde,MAYİS 1919 ile MART 1922 arasında geçen olayları bize anlatır. Tümgeneral KRASNOF Don kazaklarinin Atamani seçilir,PİYOTRA kızıl karşıtı cephede yer alarak onlara karşı savaşır. GREGOR düzenli Ordu'da Tümgenerallige yükselmiştir,emrine bir Alay verilip komuta etmiştir. AKSİNYA köyüne döner ve yıkılıp harabeye dönen evini onarır ve tekrar MELEKOFlara komşu olur. İç savaş iyice kizisip ortalık karıştığında GREGOR köyüne geri döner ve kizillara karşı savaşmaya karar verir. AKSİNYAnin eski sevgilisi ve bir zamanlar GREGORunda çiftliginde çalıştığı YEVGENİ LİSTNİTSKİ savaşta bir kolunu kaybeder ve en yakın arkadaşı savaşta ölürken kendisinden söz aldığı eşi OLGA ile evlenir ve tekrar çiftliğe yerleşir.Bunun üzerine AKSİNYA çiftliği terkederek,köyüne döner. İç savaş öyle siddetlenirki ihtiyar PANTELEMİON bile askere çağrılır.ve cepheye gider ,bir yolunu bulur kaçar ,rapor alır ve tekrar köyüne döner. PİYOTRA iç savaşta ölür. Bu arada GREGORUN hanımı NATALYA üçüncü cocuklarina hamiledir,ama GREGOR köye izine geldiğinde tekrar AKSİNYA ile konuşup görüştügunu öğrenince bu çocuğu doğurmak istemez .Köyde yaşlı bir kadının hijyen olmayan ortamda yaptığı kürtajdan sonra bir kaç gün içinde kan kaybından ölür. MİŞATKA ve POLYUŞKA annesiz kalır. PİYOTRA amcalarinin karısı DARYA da Don nehrinde intihar ederek boğulur.İhtiyar PANTALEİMON da TİFÜS den ölünce ,MELEKOF ailesiden bir yılda 4 kişi vefat etmiş olur ,İhtiyar İLİNİÇKA, kızı DUNYA ,tekrar cepheye dönmüş GREGOR olmak üzere 3:kişi kalmışlardır . DUNYA ile MİŞA KOŞEYOV evlenir ,Yaşlı ihtiyar İLİNİÇKA ise cephedeb bir türlü dönmeyen oğlu GREGORu göremeden ölür.Artik küçük çocuklara MİŞATKA/POLYUŞKA ya halaları DUNYA dan başka sahiplenecek kimse kalmaz. Açlik,Bulaşıcı
1000Kitap
Ve Durgun Akardı Don 4Mikhail Sholokhov · Ağaoğlu · 08 okunma
Filozof Kedi Mişa " Kedi Ütopyası " #muharremsirin
8/10
·67 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
Filozof Kedi Mişa "Kedi Ütopyası" #muharremsirin #yazardandirekt #okudumbitti #okuyucuyorumu Herkese selam "Filozof Kedi Mişa "Kedi Ütopyası"" kitabının yorumuyla karşısındayım. Konusu: "Mişa ve arkadaşlan o gün bulunduklan semti karış karış dolaşarak tüm kedilere, kuşlara, ve köpeklere hayvan haklann ve daha güzel bir dünya kurulabileceğini anlatmaya çalıştılar. Takip eden günlerde de bıkmadan, usanmadan buna devam ettiler, O şehirde artık tüm hayvanlar. tüm insanlar mutluydu. Herkes, her şeye sevgi ile bakıyordu. Herkes, her şeyi çok seviyordu ama bir şeyi diğerlerinden biraz daha fazla seviyorlardı. Kuşlar en çok özgürlük, kediler en Cok kardeşlik, köpekler en çok eşitlik fikrini sevdi. Frida ise en çok düşündürmeyi sevdi. Yol çizmeden yūrūtmeyi, ezberlatmeden ogretmoyi.. Mişa'nin annesi en çok; paylaşmayı seven, okuyan, öğrenen, başkalarının acılarına duyarlı küçük Mişa'sını sevdi. Mişa en çok hayatı sevdi. Tüm canlılarla beraber, dostça; kardeşçe: okuyarak; öğrenerek ve paylaşarak yaşanan hayatı..." Yorum: Mişa'yı çok sevdim ama en çok öğrenme ve dostluk kurması arzusunu sevdim.️ Çok keyifliydi, güzeldi, özeldi. Yazarın kalemine, yüreğine, emeklerine sağlık diyorum ve sizleri bu güzel kitapla baş başa bırakıyorum efendim. Benden şimdilik bu kadar Hepinize keyifli okumalar ve bol kitaplı günler dilerim sevgili kitap kurdu dostlarım benim
Filozof Kedi Mişa ”Kedi Ütopyası”Muharrem Şirin · Yazardan Direkt · 20197 okunma
10/10
·176 syf.··
2026 18. kitabı
Yuna, Noire ve Fina yolda giderken soylu Gram ve torunu Misa ile karşılaşıyorlar. Yoldaki zorlukları atlatarak birlikte başkente varıyorlar. Başkentte Yuna, Noire ve Fina'yı Noire'nin annesi bekliyor. Başkentte vakit geçirmelerini okuyoruz. Güzel bir seri. Okumanızı tavsiye ederim.
Kuma Kuma Kuma Bear - Cilt 5Kumanano · Kayıp Kıta Yayınları · 202459 okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2025 67. kitabı
Kaybettiğiniz bir insan ile bir kerelik buluşma şansınız olsa?Dolunayın olduğu bir gecede bir elçi, sizi kaybettiğiniz bir sevdiğinizle bir araya getirse ve beraber zaman geçirseniz bir kereliğine mahsus olsa da? Kulağa güzel geliyor değil mi ama. Hirase, aşırı hayranı olduğu Mizushiro Saori’nin ölümüyle yıkılmıştı, çünkü onu öyle çok seviyordu ki hep onun programlarını izliyordu.Sonrasında Tsunagu yani elçi aracılığıyla, yaşayanların ölülerle buluşabildiği o ritüeli deneyerek idolüyle buluşup onu hem ilk, hem de son kez görebilme şansını elde etti. Gururlu bir adam olan Yasuhiko, hastalıktan kaybettiği annesini görmek için Tsunagu’ya başvurdu. Arashi Misa, arkadaşını bir bisiklet kazasında kaybetti ancak ölümünde kendini suçladığı ve yüzleşmek istediği için Tsunagu’ya başvurdu. Tsuchiya, 7 yıl önce bir anda ortadan kaybolan nişanlısı ve onun aslında kim olduğu gerçeğini ortaya çıkarmak için Tsunagu’ya başvurdu. Ve son olarak Ayumi.Tsunagu görevi aslında büyükannesinindi ancak son zamanlarda rahatsızlığından dolayı hastanede yatmak durumunda kalınca bu görev için torunu Ayumi’yi seçti.O da ilk başta tereddüt etse de sonrasında görevine ısındı ve elçi olmak için çeşitli aşamalardan geçti.Bu aşamada kendi ailesinin ölümünün arkasındaki gizemi de çözeceğini tahmin edememişti. Bazı kitaplar okurken içinizi ısıtır ya, öyle bir kitaptı işte.Oldukça keyifli zaman geçirdiğiniz ve kalbinize dokunacak karakterlerle tanıştığınız bir kitap.Yazarı da, kalemini de sevdim.İkinci kitabı da yazım aşamasındaymış, onu da seve seve okurum.
Onu Ayışığında AramakMizuki Tsujimura · Athica Yayınları · 202537 okunma
Reklam
Reklam