//KİTAP TAVSİYEM
'BALKANLARDAN GELEN ÇOCUK"
//ALINTILAR
#Masum çocukluk günleri işte...
#İşte bizi biz yapan şey buydu, kardeş sevgisi...
#Arkamızda bırakılan hayatın içinde, bir daha dönülmeyecek evler, okullar, dağlar, yollar, sokaklar mahzun kaldı...
#Eminim ki annemin duaları onu korudu...
#Hayat çok garip, her an her şeyle karşılaşsbilme potansiyeli ile dolu...
#O taş eve yaslanırsın, tanır seni...
#O ayakta kalmayı başarmış taş evimizin çatısı çökmüş...
#Herkesin bir planı var ama Allah'ın planı en üstte...
//KİTAP HAKKINDA
Merhaba kitapsever arkadaşlar
Bugün olağan kitaplardan biraz farklı bir eserden bahsedeceğim sizlere. Bir çeşit otobiyografi de diyebileceğimiz türden aslında lakin içerisi yara dolu... Öncelikle belirtmeliyim ki kitap, Balkanlar'da zulme uğramış ve göç etmek zorunda kalmış tüm muhacirlere armağan edilmiş. Bir de yazarın rahmetli annesine...
Çok düzenli, mutlu bir hayatı olan yazar, çocukluk anıları, ailesi, yaşadığı yer ve en sevdiği can dostlarından bahsederek başlamış satırlara. Ablası Ayşe ve Abisi Fikret'in okuldaki başarıları ile gururlanmış, Ayhan'ın doğumu ile neşelenmiş,Yılmaz ile güzel anılar biriktirmiş. En çok Sündük'ün yaramazlıkları beni güldürürken, İzmi'nin vedasız gidişi ise yaraladı. Mişa'nın eve girmek için yaptığı haraketler, Karaman'ın olgunluğu ne sıcak, ne güzel satırlardı. Lakin sonra 13 Nisan 1978 yılındaki mecburi göç yüreğimi yerinden oynattı üzüntüden. Yaşadıkları evden, çevreden, komşu, kardeş, akrabalardan, okuldan, yollardan, sokaklardan kopmak zorunda kalan aileyle birlikte ben de göç ettim. Hep birlikte, Kırcaali den binilen kara tren, tüm umutları, hayat düzenini paramparça ederek uzaklaştı sevilen topraklardan, son düdük ile... Sonra yeni bir hayat, yeni bir vatan, yeni topraklar umut oldu ve Türk Bayrağı