Kimi zaman bir cümleyi özenli bir elyazısıyla defterimize aktarıyoruz. Nasıl da düşkününüzdür o defterlere değil mi? Başkalarının kaleminden çıkmış bir defter dolusu cümleye neden gereksinim duyuyoruz? Yazarın dünyasının temize çekilmesi mi gerekiyor? Hayır! Okur olmanın bütün o cümlelerin asıl sahibi olmak anlamına geldiğini çok iyi biliyoruz.
Bizler yazarın simgeleştirdiği imgelerin şifre kırıcılarıyız. Okuyoruz.
...
Okursun sen kitaplarına yoldaş olacak nesnelerden öğreniyorsun bir çok konuyu. O kalemler, defterler, ayraçlar çoğu arkadaşlarından daha yakın sana. Kaybolan bir kaleminin ardından tuttuğun yazısı anlamayanla sohbete oturmuyorsun.
...
Yine de gitmeden bir gerçeği paylaşmalıyız; bütün cümlelerin asıl sahibi okurlardan biri olarak, bana ait olmayan o cümlelerin bir kez daha altını çizmeni istiyorum. Ya da kendi dünyana hapsedebilmek için not etmeni…
"Aynaya bakıyorum, kimim ben, birkaç saat sonra, ölümle yüz yüze geldiğimde, nasıl davranacağımı bilmek istiyorum. Tenim korkabilir, ben korkmuyorum."