rina

rina
@misirina222
ayni anda bir suru kitap okuyorum ama reading slump olayindan kurtulamadim.
kaplanın fısıltısı
Oysa cesaretin gerçek suretlerinin volta atmalarına bile izin vermiyorlardı o günlerde. Suçsuz yürekler daracık hücrelere kapatılıyordu. Değil kükremelerine, seslerini duyurmalarına bile izin yoktu. Gücünü kandan alan muktedirlerin ödleri boklarına karışıyordu, bu gencecik kaplanların bir sözü karşısında. ... İnsanları yalanlarla, duvarları kireç boyalarla beyaza boyadılar güya. Ama biz, o Kaplan'ın gözüne bakmaya cesaret ettiğimiz günden beri biliyorduk, o beyaz boyanın astarında kan olduğunu. ... Parmaklıklarım dışına çıkmamıza izin yoktu. Bütün yapabildiğimiz, o aralıktan elimizi kolumuzu, ayağımızı uzatmaktı. Bize bembeyaz bir dünya verdiklerini söylüyorlardı; nefret ediyorduk bu yalandan. Hepsinin o sahte beyazın altına gömülmüş olduğunu biliyorduk. O boyaya kanmadık. Ama duvarı asıl rengine boyayacak kadar cesur da olamadık. Bira içiyorduk. Sonra kaplan çıktı balkona. Ağzımı açsam duyacaktı beni. O kadar yakın ve o kadar aynıydık. Hepimizi parmaklıkların arkasına koymuşlardı. yaptigim kucuk arastrimalara gore 12 eylul darbesinden bahsedilmis ama sozler bizim zamanimiza da uyuyor. baya.
Sayfa 162·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"bu bir pipo değildir!"
Kimi zaman bir cümleyi özenli bir elyazısıyla defterimize aktarıyoruz. Nasıl da düşkününüzdür o defterlere değil mi? Başkalarının kaleminden çıkmış bir defter dolusu cümleye neden gereksinim duyuyoruz? Yazarın dünyasının temize çekilmesi mi gerekiyor? Hayır! Okur olmanın bütün o cümlelerin asıl sahibi olmak anlamına geldiğini çok iyi biliyoruz. Bizler yazarın simgeleştirdiği imgelerin şifre kırıcılarıyız. Okuyoruz. ... Okursun sen kitaplarına yoldaş olacak nesnelerden öğreniyorsun bir çok konuyu. O kalemler, defterler, ayraçlar çoğu arkadaşlarından daha yakın sana. Kaybolan bir kaleminin ardından tuttuğun yazısı anlamayanla sohbete oturmuyorsun. ... Yine de gitmeden bir gerçeği paylaşmalıyız; bütün cümlelerin asıl sahibi okurlardan biri olarak, bana ait olmayan o cümlelerin bir kez daha altını çizmeni istiyorum. Ya da kendi dünyana hapsedebilmek için not etmeni… "Aynaya bakıyorum, kimim ben, birkaç saat sonra, ölümle yüz yüze geldiğimde, nasıl davranacağımı bilmek istiyorum. Tenim korkabilir, ben korkmuyorum."
Sayfa 122·Kitabı okudu
Alıntı
Aşk ya da değil, Cuyon için artık önemi yoktu. Doğru. Seni sevdim. Ne söylersem söyleyeyim arkamdan beni kötülemeyecek bir arkadaş olmanı sevdim, kalbimden geçen her şeyi sana anlatabilmeyi sevdim. Mutlu olduğumda içtenlikle benimle birlikte sevinmeni, yanlış bir şey yaptığımda bana hayal kırıklığı dolu gözlerle bakmamanı sevdim. Beni olduğum halimle kabul ettiğin için sevdim. Başını kaldırdı, sessizce duran Sõına baktı. "Biliyor musun? Buraya böyle gelişini bile... Seviyorum. Çünkü sen varken yalnız değilim."
Sayfa 109·Kitabı okudu
Buna rağmen Cuyon'un bir kez olsun Sõını arkadaşı olarak düşünmediği olmamıştı. Onun için Sõın zor zamanında, yalnızlığında, mutluluğunda hep birlikte olmak istediği insandı, kalbinin en derinlerini açabileceği, sırtını yaslayabileceği biri. Böyle bir varlık olan Sõını kaybetmek Cuyon'un zor zamanlarında, yalnız ve mutlu olduğu zamanlarda her daim yanında olacak kişinin kaybolduğu anlamına geliyordu. Bu yüzden Cuyon, Sõınla yaptıkları son konuşmayı unutmaya karar verdi. Sõın'la olan son anılarını sildi, geriye sadece o nazik ve her zaman yanında olan Sõını bıraktı. Ve son ana kadar Sõın'ın son sözlerini anımsayamadı.
Sayfa 192·Kitabı okudu