Geçmişte, Tanzimat ilan edilerek, Batı hayat tarzını, âdeta geri dönülmez bir biçimde benimsememiz ve hatta bunu daha da kökleştirmek için Meşrutiyet rejimini de kabullenmemiz ve vezirlerin, devlet ileri gelenlerinin, hatta hükümdarların sonsuz diplomasi manevraları, ülkemizi, Batı saldırısından korumaya yetmedi. Altı yüzden artık yıllık koca devletimiz, devrildi, yıkıldı, gitti. Baltalarla bir ormana dalıp asırlık ağaçlarını devirmek gibi, Batı’nın acımasız ruh ve usülleriyle. Ölümcül yıkımdan zorlukla kurtardığımız son vatan parçasını güvenceye almak için bulduğumuz yol, çare, yine, batıcılıktan, batılılaşmaktan ve daha çok batılılaşmaktan başka bir şey değildi.
Bizim için aşk dünyanın bütün feryatlarını duymaktır. Aşk demek inildeyen bir ruh gördüğünde geçip gitmemek demektir. Onunla birlikte inlemek demektir.