İşte böyle Zehra Hanım kızımız... Hakikaten düşkün, ruhen malûl olanlara, dejenerelere, biraz başka türlü muamele edilmesini anlarım... Fakat bu arada yanlış anlaşılmışların, yahut iyi anlaşılmamışlarım da yanmasından çok korkarım...
... Hâli vakti yerinde bir ailenin sevilmiş çocukları olsalardı, buluşlarıyla, zarafetleriyle pırıl pırıl parlayacaklardı. Fakat fakir, yahut düşkün bir aile içinde yetiştikleri için bu zeka başka yollara dökülmüş... Bir ekmek parçası, ufak bir süs için, yahut sadece haksız dayaklardan ve zulümlerden korunmak için hırsızlığa, dolandırıcılığa, yalancılığa çevrilmiş...
En ziyade yüreğimi yakan nedir bilir misiniz?.. Bunların içinde haşin bir ahlakçı olan Zehra Hanım'ın yanlış anladığı çocuklar da var... Öyle çocuklar ki mesela ince, oynak bir zekaya mâlik...