Aurora

Aurora
@misspurposeless
Kitap okuyorum, bir şeyler yazıyorum, oyun oynuyorum ve şarkı dinliyorum.

Aurora

, bir kitap okudu
8/10
·416 syf.··
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 23:20
·
2026 7. kitabı
Hannah Nicole Maehrer
7.8/10 · 193 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Evie..." Kadının adı dudaklarından istediği gibi yumuşak değil de sert ve tuhaf bir sesle çıktı. Son istediği, onu daha da korkutmaktı. Ama kadın onu şaşırtarak kollarını beline doladı ve yüzünü boynuna gömdü. "Teşekkür ederim," diye mırıldanırken Trystan'ın kolları iki yanında donakaldı. Ne yapacağını bilemiyordu. Biri ona en son sarıldığında... Dürüst olmak gerekirse birinin ona en son ne zaman sarıldığını hatırlamıyordu. Bunun ne kadar endişelendirici olduğunu unutmuştu. "Şey," diye mırıldandı Kötü Adam gergince. "Şimdi ne yapmam gerektiğini bilmiyorum." İçinde bulundukları tehlikeyi kastediyordu ama bunun yerine kadın onun ellerini alıp hafifçe kendine doladı. Bir yanlış anlamayla onu tamamen savunmasız bırakmayı ancak asistani başarabilirdi. "Kollarını bana dolaman yeterli," diye açıkladı Evie kendi kollarını yeniden adamın boynuna dolarken. "Zor değil." Hızlı nefesler alıyordu. "Elbisemi mahvettin." "Yenisini alırım," dedi Trystan yavaşça kollarını sarıp kadının sıcaklığıyla sarmalanırken. Bu kadar tereddütlü ve kaskatı hareket etmekten biraz utanmış ve öfkelenmişti. Trystan zeki biriydi, sevgi dolu hareketlerin nasıl sergileneceğini anlamak bu kadar zor olmamalıydı. "Güzel." Evie nefesini boynuna verdi, Trystan'ın gömleğinden damlayan kanla elbisesini daha da mahvettiğine şüphe yoktu. Sage geri çekilip adamın üstüne baktı ve hafifçe gülümseyip burnunu kırıştırdı. "Sanırım sizin de yeni bir gömleğe ihtiyacınız olacak, efendim." Adam ona bakakaldı, kadın içinde bulundukları korkunç manzaradan biraz olsun etkilenmişe benzemiyordu. Sanki karşısında bir adam öldürmemiş de iş anlaşması imzalamıştı. Ve ona gülümsüyordu. Davetsiz bir farkındalık Kötü Adam'ı hazırlıksız yakaladı, o kadar trajikti ki zihni aklından geçen kelimeleri reddetmeye çalıştı. Ama oradalardı, o
Sayfa 329·Kitabı okudu
Hızla ayağa kalkan Trystan asistanının başını yukarı çevirip kafa karışıklığıyla kaşlarını kaldırdığını gördü. "Ne yapıyorsun?" Sage elini ona uzattığını görünce gözlerini kocaman açtı. "Dans etmek ister misin?" Gözleri daha da irileşti ama kırmızı dudaklarında hafif bir gülümseme belirdi. "Kiminle?" diye sordu abartılı bir hareketle etrafına bakarak. Trystan sırıttı çünkü dürüst olması gerekirse kadın gerçekten komikti. "Benimle." Sage elini tuttu ve Trystan'ın onu ayağa kaldırmasına izin verdi. Ona iyice bakabilmek için boynunu eğdiğinde kadının mutluluğu bütün gücüyle Trystan'a çarptı ve nefesi kesildi. Birinin onun yanında, hatta o yanında diye mutlu olmasına o kadar alışkın değildi ki neredeyse adımını kaçıracaktı.
Sayfa 304·Kitabı okudu
Bir anlığına tereddüt ettikten sonra Kötü Adam, Sage'in elini tuttu. "Benim adım Evangelina Sage. Sizinle tanıştığıma çok memnun oldum. Size 'efendim' mi demeliyim? Yoksa Şeytan Hazretleri mi uygun olur?" Trystan başını iki yana sallayıp sırıttı ve Sage'in gözleri sol yanağına kayıp kendinden memnun bir ifade takındı. Kadının yüzündeki gamzeye sağlıksız bir takıntısı vardı. "İkisini de kullanabilirsin ama önce mutfaktaki şu kızartmalarlardan getirmen gerek. Yanında da bir kadeh şekerli kazan kaynatması." "Anlaştık!" dedi tiz bir sesle, kapıya doğru koşarken neredeyse kendi ayağına takılıp düşecekti. "Sage?" Trystan arkasından seslendi ve kadın dönüp beklentiyle ona baktığı an pişman oldu. "Yalnızca anlamak istiyorum... neden güvenimi kazanmak istiyorsun ki?" Kadın elini yanağına koydu ve bir kaşı düşünceli bir ifadeyle kalktı. "Seni tanımak istiyorum, o kadar." Bu kadarcık mıydı? Sanki bu cümle onu tamamen yörüngesinden çıkarmamış gibi. Sage kapıların arkasında kayboldu ve Trystan duvara yaslandı, yerde oturana kadar kaydı ve kollarını dizlerinin üstüne koydu. Seni tanımak istiyorum. Trystan orada otururken saf bir korku hissetti çünkü on yıldır ilk defa bu fikirden nefret etmemişti. Ama yine de derinlerinde bir yerde, kadının en nihayetinde onun sonu olacağını biliyordu.
Sayfa 189·Kitabı okudu
Evie'nin sırıtışı büyüdü. "Sakin ve huzurlu hissetmenizi sağladığımı mı söylemek istiyorsunuz, efendim?" Başını bir yana eğip neşeli bir şefkatle ona baktı. "Ne kadar tatlı." Adam başına iki yana salladı ve ona tam olarak anlayamadığı bir ciddiyetle baktı. "Seninle tanışana dek kendimi hiç bu kadar tepetaklak olmuş hissetmemiştim, Sage." Ve gamzesi belirdi. Gündoğumunun renkleri yüzünün kalanına yayılmaya başlamış, sırtını sarmıştı. Onu içten dışa aydınlatıyordu.
Sayfa 133·Kitabı okudu