“Hem ünlü hem de mutlu ilk kahraman ben olacağım.”
Elimi tuttu, avuçlarımızı birbirine dayadı.
“Yemin et.”
“Niye ben yemin ediyorum?”
“Sebep sensin de ondan.”
Kimse kimsenin aklından neler geçirdiğini, zihninin derinliklerinde neleri sakladığını, göğsünü sıkıştıran şeyleri, sabahın kör karanlığında uyanıp hangi acıları çektiğini bilemez. İnsan kendi anılarıyla kavgaya doyamayabilir ama başka birinin geçmişiyle savaşamaz.
Hatıralarımızı oraya buraya savuracak kadar çok yaşamadık. Kıt bir gündüzü geceye ulaştırmaya çabalıyoruz. El ele tutuştuğumuzda, zaman kendine akacak bir yol buluyor. On yıl sonra nerede, nasıl olacağız diye düşünüyorum. Bilmezden gelmekten ve ismini tekrar tekrar söylemekten başka bir umarım yok. İsmini hiç durmadan söylemeye gönüllüyüm. Seninle en çok bilmezden gelmeyi seviyorum.