İnsan usul usul ölmek için gelir dünyaya.
Başlar her gün biraz daha insan olmaya.
Ve ölürken usul usul ne tuhaf;
Aşık olur, kedi besler, isim verir eşyaya.
Örneğin evinin anahtarlarını sürekli yitiren kadın, bilincinde olmadan, böyle bir başarısız edimle sadakatsizlik arzunu simgesel olarak dile getiriyor; bu kadın dilini, aynı zamanda baskının, kaçmanın ve özgürlüğün simgesi olan anahtarla anlatıyor; bu simge kadının aynı zamanda reddettiği evin ve özgürlüğün simgesidir.
Yazar psikanalizi ne kadar güzel betimlemişse, yazının çevirisi ve editi de o derece kötü olmuş kanımca.
Temel felsefe ve psikoloji terimlerini bilmeden okumanın imkanı olmamasının yanında yazım hataları ve (özellikle de Fransızca gibi bir dilden çeviride) noktalama işaretlerinin eksikliği anlamı çok zorlaştırmış.
Paragrafların çoğunu iki kez okudum doğru anlayabilmek için.