“..Dünya erkeğe dediği gibi kadına da istersen yaz, beni hiç ilgilendirmiyor demiyordu. Dünya kaba bir kahkahayla, yazmak mı diyordu. Yazmak senin neyine?..”
“..Gerçekten de kadınlar, yalnızca erkeklerin yarattığı kurmaca yazında var olsalardı, kişi onları son derece önemli, çok çeşitli, kahraman ve kötü, görkemli ve aşağılık, olağanüstü güzel ve iğrenç, bir erkek denli yüce, kimilerinin düşündüğü gibi daha da üstün bir insan sanabilirdi. Gerçek yaşamda ise, Profesör Trevelyan’ın belirttiği gibi, o eve kapatılıp dövülüyor ve yerden yere atılıyordu..”
“..Kendine güven olmadan beşikteki bebekler gibiyiz. Ve bu, düşünülemez,aynı zamanda paha biçilmez niteliği en kısa zamanda nasıl oluşturabiliriz? Başkalarını kedimizden daha aşağı düzeyde olduğunu varsayarak. Kendimizin doğuştan gelen bir üstünlüğü olduğunu düşünerek- bu, zenginlik, mevki, düzgün bir burun ya da büyükbabalarımızdan birinin Romney tarafından yapılmış bir portresi olabilir- çünkü insan imgeleminin öbür insanlar üzerinde oynadığı etkileyici oyunların sonu yoktur..”