Çağımız insanı işleri çabuk yapamadığında bir şeyi—zamanı—yitirdiği sanısına kapılır hep; oysa kazandığı zamanı ne yapacağını bilemez—yalnızca öldürmeyi bilir.
Sevginin var olduğuna bir tek kanıt vardır ancak; balılığın derinliği, seven kimselerin canlılığı ve güçlülüğü: budur sevginin bulunduğunu gösteren meyve.
Annelerin çoğu süt verirler, ama pek azı bal katabilir buna. Bal verebilmek için o kişinin yalnız “iyi bir anne” olmakla kalmaması, mutlu bir insan da olması gerekir.
Sevginin bir etkinlik ve ruhsal güç olduğunu kavrayamazsa insan tek gerekli şeyin uygun nesneyi bulmak olduğunu, ondan sonra bütün sorunların kolayca çözülebileceğini sanır. Bu tutum resim yapmak isteyen ama resim sanatını öğreneceği yerde uygun nesneyi beklediğini söyleyen, nesneyi bulur bulmaz da resmi yapıvereceğini sanan kişinin durumuna benzetilebilir.