Meltem

Meltem
null
Daha önce algılarımızın gerçekliğin yalnızca bir yansıması, beynimiz tarafından oluşturulmuş bir simülasyonu olduğunu ve beynimizin bu simülasyonu kendi türümüzün gereksinimleri uyarınca, kendi kuralları doğrultusunda oluşturduğunu söyledik.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
ÇAĞDAŞ BİR NASRETTİN HOCA FIKRASI
Bir gün Nasrettin Hoca'ya bir kadı gelir. Yanında da kavgalı bir çift getirir. "Hoca," der, "ben bu işin içinden çıkamadım, bir de sen dinle şu insanları da kimin haklı olduğuna birlikte karar verelim." Hoca önce kadını dinler. Kadın anlatır, anlatır, anlatır ve bitirdikten sonra Hoca kendinden emin bir biçimde: "Haksızsın!" der ve kocaya döner. Bu sefer adam başlar anlatmaya. Anlatır, anlatır, anlatır ve bitirdikten sonra Nasrettin Hoca yine kendinden emin bir biçimde: "Sen de haksızsın!" der. Getirdiği çifte mahcup olan kadı dayanamayıp, "Aman Hoca, nasıl olur, ona da haksızsın dedin, buna da..." demeye kalmaz, Hoca lafı ağzına tıkıverir: "Niye? Ortada bir sorun var diye, biri de haklı mı olmak zorunda? Sen de haksızsın!" der.
Bakarkörlük
Gözlerimiz açık olduğu halde önümüzde bulunan bir uyaran üzerinde gözlerimizle eylemde bulunmadığımız sürece, o uyaranı göremez ve algılayamaz oluruz.
Bu algının uzamsal boyutta bir yanılsama ol­duğu fikri özellikle değişim körlüğü ve dikkat körlüğü gibi olgulara dayanır. Bu olgular bize gözlerimizin önünde duran her şeyi algıla­madığımızı göstermekle kalmayıp, kimi zaman burnumuzun ucun­da gerçekleşen olayları bile gözden kaçırabildiğimizi ortaya koy­maktadır!
Yani merak etmek, zihnin var olan yaşam modellemelerini, yani gerçekliğin zihinsel karşılıklarını yeni bir biçimde bağlantılandırarak yeni bir yaşantı modeli yaratma sürecidir.