Her bir hikaye birbirinden guzeldi. Daha cok roman turu sevsem de okumak istedim. Okuduğum icin pişman da olmadim. Daha cok denizler, balıkçılik hakkindaydi bu yazılar. Ve en son Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun Sait'ten Hatıralar kısmı hoşuma gitti. Sait Faik'in aslinda umursamaz bos vermis gibi gorunen kişiliğinde cok derin biri oldugunu anladim. Son KuşlarSait Faik Abasıyanık
Görmemezliğe geliyorum. Başımı çeviriyorum. Ama insanlar tuhaf! Kendilerini sevmeyen, önem vermeyene daha bir büsbütün tutuluyor, kendisini küçük görür gibi olana -hakikatte onları küçük görmekten çok uzak bir histi bu- musallat oluyorlar.
Halbuki insan günleri hiç değişmemecesine sürüklenmektedir. Ama değişecektir. Bir gün Barba Antimos ölecek, "Şu duvarı Barba Antimos yapmıştı." diyeceğiz.