Aşka ait her mesele, yalnız onun içinde hallolur. Aşk kendisine dışarıda ne hedef, ne de vasıta arar. Dışarıdan himayeye de ihtiyacı yoktur. Bir sömürge değil, muazzam bir imparatorluktur o.
Ağabeyim ayağa kalktı, evvela kapı, sonra pencere, sonra teras etrafına döndü, nihayet eski vaziyetine geldi; bu dünyada bir adım atacak hiçbir istikamet kalmamış gibi kendi noktasının ümitsizliğine mıhlanarak yüzünü buruşturdu ve mırıldandı: acı.
Aşıklara haber vermek isterim. Kalbin bütün meseleleri yalnız kalpte halledilir çünkü bir hissin hakkından ancak başka bir his gelir. Ümitsiz bir aşkın panzehiri nefrettir.