Doktor mutlulukla güldü, bir keyif sigarası yaktı ama her işin doğrusunu araştıran kişiliği ona , Namık Kemal ve Abdulhamit arasındaki dostluğu da hatırlattı. İkisinin de -en azından başlangıçta- birbirleri hakkında iyi sözleri vardı. Padişah, şairi ilk anayasayı hazırlamak için görevlendirdiği komiteye almış, sonra ona birçok memuriyet vermişti. Asıl ilginç olan Namık Kemal ve Tevfik Fikret gibi hürriyet yanlılarının değil, Mehmet Âkif gibi geleneğe bağlı bir şairin pahişah hakkında ağır dizeler yazıp, ona “Kızıl Kâfir” demesiydi.
Yıllardır Namık Kemal’in hürriyet şiirleri, bütün gençliğinin yüreğinde direniş simgesi olmuştu ve sonunda zalim padişah değil, şair kazanmıştı. Vatan şairinin en büyük hayranı da Kolağası Mustafa Kemal’di. Hatta bu gözü pek subayın Kemal adını almasının da bu hayranlıktan doğduğu konuşuluyor.