"Konuşabilmek için ilk önce anlamak gerekmez mi? Anlamak da ancak konuştuğumuz kişinin bulunduğu yerden Dünyaya bakabilme yetisini gerektirir. Anlayarak, demek yenilerek, konuşur, anlatırız.”
Sayfa 42 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Sanat eseri, bize bizim yaşadıklarımızın dışında, bir başkasının yaşadıklarını anlatarak Dünyaya bulunduğumuz yerden farklı bir noktadan bakabilmemizi sağlar. Bizi bir başkası yapar. Aslında her okuduğumuz romanla, şiirle, gördüğümüz filmle sürekli yeni kişilikler ediniriz. Her yeni kişilik, her yeni ‘bir başkası’ bizim Dünyaya farklı açılardan bakmamızı, demek duyarlığımızı genişletmemizi, sonuç olarak konuşma yetimizi artırmamızı sağlar.
Sayfa 42 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Herkes, kendine yazgılıdır; kendi bulunduğu 'yer'e hapistir; kendi konumunda çakılıdır. Bu 'yazgı' ancak ve ancak en derin bir şekilde 'sanat' tarafından belki, yeni baştan olmasa da, bu mümkün değildir, yeni bir yatağa akabilir."
Sayfa 39 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Dünya, biz onunla konuşmaya çalışmadığımız sürece, bizimle konuşmaz. Çünkü o bize bakmaz; bizimle ilgilenmez. Bizim onunla konuşmaya ihtiyacımız vardır; onun değil."
Sayfa 34 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Bir 'gösterilen'i 'gösteren'dir sözcük. Ama çoğu zaman gösteren 'gösterilen'i tam olarak gösteremez; anlam Dil ile örtüşmez, ya da daha doğrusu, Dil anlamı taşıyamaz, anlam Dilden taşar.
Sayfa 19 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu