Yine bir zweig yorumu bir kadının hayatını yalan üzerine devam ettirerek yaşamını sürdürmesi ve sürgün yemesinen sonra kendı kendını ölüme sürmesinin hikayesi.. Sınıf ayrımının çok acık anlatıldığı kadının tutkusu ihtiras ve kendisini üstün görmesinin sonucunda cevresindeki herkesi kaybettiği bir hikaye. Ölümünün de herkes tarafında konuşulmasını ve nasıl gösterişli yaşadıysa o sekildede kendi ölümünü hazırlaması olağan üstüydü. Ama ölürken ne o hırstan nede gösterişten eser yoktu acınası halde ellerini acı içinde burusturmus çarşafı tutması insan oğlunun aslında ne kadarda aciz olduğunun göstergesiydi.
Tutkunun bir insanın hayatının nasıl değiştirebileceği ve insanın 24 saat içinde herseyi kaybedebileceğine dair bir gün. Tesadüf eseriyle tanışmanın ve bir günün, bir saattin hatta bir haraketin bile insanlar üzerindeki etkisi ömür boyu sürebilir. En önemliside güveni ve kalbi kırılan herkes bir parça hissizleşir.. Bir kadının kimseye anlatamadığını ve başka bir kadının herkesı yoksayarak tutkusunun peşinden gittiğine sahit olduğunu ve kendisininde bu yanlıştan üzücü bir şekilde döndüğünü hatırlayarak anlatması sonucu yazılan bir kitap..