Bazen yüce yürekler, daha zayıf insanların bütün hayatlarına merhametli bir şekilde yayılan o yüzeysel sızıları, bir anın kapsamında, bir tek derin sancı halinde yoğunlaştırır. Ve dolayısıyla böyle yürekler, her bir ıstırapları kısa süreli olsa da, tanrılar öyle hüküm verdiği takdirde, ömürleri boyunca tümüyle anlık yoğunluklardan oluşan bütün bir çağ dolusu elem biriktirirler; çünkü o asil mizaçlar, noktasız merkezlerinde bile, daha niteliksiz ruhların tüm çevrelerini ihtiva ederler.
Kendimi ölesiye dermansız, beli bükülmüş ve kamburu çıkmış hissediyorum, sanki cennetten beri birikmiş yüzyılların altında sendeleyen Adem'mişim gibi.
Ey, çimenli düzlükler! Ey, ruhtaki, her dem ilkbaharı yaşayan sonsuz kırlar; uzun zamandır dünyevi hayatın ölü kuraklığından kavrulmuş da olsalar, insanlar sizde yeni sabah yoncalarının içindeki genç atlar gibi yuvarlanabilir ve birkaç geçici dakika boyunca, bunların üzerinde ölümsüz hayatın serin çiyini hissedebilirler.