Satranç oynamanın evrendeki gözlemlenebilir atom sayısından daha çok yolu vardır. Yani işler bayağı bir karışır. Oynamanın tek bir doğru yolu yoktur, birçok yolu vardır. Satrançta olduğu gibi, hayatta da her şeyin temelinde olasılık yatar. Bütün umutların, bütün hayallerin, pişmanlıkların, yaşadığımız her anın.
Gon'a göre yaşam dedikleri, çocuğunun elini tutan bir annenin aniden kaybolması gibi bir şeydi. Çocuk, her ne kadar o eli tutmaya çalışsa da sonuçta terk edilecek olan yine kendisiydi.
Kitaplar farklıydı. Çünkü kitaplarda boş yer çoktur. Hem kelimeler arasında hem de satırlar arasında boşluklar vardır. Bunların içerisine girip oturabilir, aralarında yürüyebilir ya da boşluklarına düşüncelerimi bile yazabilirim. Anlamasam da fark etmez. Herhangi bir sayfasını dahi açmam, yarısına kadar başardığım anlamına gelir.