neo-noir suç gerilim film tavsiyeleri blue ruin (2013 – abd, jeremy saulnier) intikam klişesini alıp öyle bir tersyüz ediyor ki, “abi bu adam hiç katil tipi değil” diyorsun. sakallı, darmadağın, sıradan bir adam birden kan davasının göbeğine düşüyor. film ilerledikçe sen de onun çaresizliğini yaşıyorsun. hollywood aksiyonu bekleme, burada “gerçek hayatta intikam alsan başına neler gelir?” sorusu var. uyarı: sabır testine hoş geldin, gerilim damarına damardan basılıyor. nightcrawler (2014 – abd,` dan gilroy)` jake gyllenhaal burada insan kılığında bir yırtıcı hayvan. kaza ve cinayet görüntülerini satıp para kazanan bir adamın “ahlak” denen şeyi nasıl sıfırladığını izliyorsun. her gece neon ışıkları altında “daha kanlı, daha sansasyonel” görüntü arıyor. medya eleştirisi desen var, psikopatlık desen tavan. drive (2011 – abd, nicolas winding refn) sessiz kahraman mı, yoksa patlamaya hazır bir bomba mı? ryan gosling'in diyalogsuz bakışları bile “öldürürüm lan” diyor. pembe mont, synthwave müzikler, bir anda patlayan şiddet sahneleri… prisoners (2013 – abd, denis villeneuve) kızın kayboluyor, polisin yavaşlığı sinirini bozuyor ve “adaleti” kendin dağıtmaya kalkıyorsun. hugh jackman'ın çaresizliği ve jake gyllenhaal'ın obsesif dedektifliği filmi tek başına taşıyor. neo-noir gerilim burada: suçun, adaletin ve vicdanın gri bölgeleri.film bittiğinde kendi vicdan muhasebeni yaparken yakalayabilirsin kendini. killing them softly (2012 – abd, andrew dominik) brad pitt'in “profesyonel soğukkanlı katil” hali, amerika'nın ekonomik çöküş metaforuyla birleşiyor. mafya konuşmalarıyla wall street krizini bir arada duyunca, “yahu bunların hepsi aynı dolandırıcı” diyorsun. ağır tempolu, ama tokat gibi politik alt metinle.mafyadan çok bankacılara sinir olacaksın. the place beyond
ters köşe, sürpriz sonlu, gerçeklik algısını bozan, psikolojik çöküşe sürükleyen “beyin yakan” türdeki filmler: ters köşe – beyin yakan filmler (part 2) 21. vivarium (2019) yeni ev arayan bir çift, ideal görünümlü bir siteye götürülür ama bir daha çıkamazlar. evlerin hepsi aynı. gökyüzü sabit. çocuk bile garip. distopik bir labirente düşmek gibi. 22. the clovehitch killer (2018) iyi bir aile babası, örnek bir toplum bireyi… ama ya karanlık geçmişi varsa? genç bir çocuğun şüpheleri üzerinden ilerleyen, finaliyle insanın içini sızlatan bir gerilim. 23. the invitation (2015 ile karıştırılmasın – 2023, ispanya) yine bir yemek daveti. bu sefer daha stilize ve kült havasında ilerliyor. finaliyle “ne izledim ben?” dedirten bir atmosfere sahip. 24. the green butchers (2003 – danimarka) iki kasap, kazayla ölen bir adamın etini satmaya başlar. kara mizah, rahatsız edici detaylar ve ters köşeyle hem güldürür hem tiksindirir. 25. kairo (pulse) – 2001, japonya internetin karanlık tarafı. ruhlar, yalnızlık, teknoloji. sarsıcı ve melankolik bir korku. finalinde derin bir boşluk bırakır. 26. the nightingale(2018) intikam hikâyesi gibi başlar ama çok daha karanlık yerlere gider. koloniyalizm, tecavüz, savaşın cehennemi… hem görsel olarak sert hem duygusal olarak yıkıcı. 27. the skin i live in(2011) pedro almodóvar'dan sapkınca bir dönüşüm hikâyesi. estetik cerrah, intikam, cinsiyet, kimlik… sonu, yüzüne buz gibi çarpar. 28. the handmaiden (2016 – güney kore) bir dolandırıcılık planı, aristokrat bir kadın ve hizmetçi… film üç bölümde, her biri diğerine ters köşe atıyor. erotik, görsel, zekice. 29. incendies (2010) ölen annelerinin geçmişini araştıran ikiz kardeşler… ortadoğu'da geçen parçalı bir aile trajedisi. finali o kadar sarsıcı ki, bir süre sessiz kalırsın.
Reklam
yeni nesil ters köşe & beyin yakan // sonu sürpriz filmler listesi . part ll 1- old (2021) m. night shyamalan'dan yaşlanmayı konu eden, sahilde geçen zamanla ilgili psikolojik gerilim. finaldeki açıklama klasik ters köşe sevenler için iyi bir ödül. 2// the wailing (2016 – kore) bir köyde başlayan gizemli ölümler ve garip davranışlar… film boyunca neyin doğaüstü, neyin psikolojik olduğunu anlamıyorsun. sonu geldiğinde afallıyorsun. 3. the vanishing(2018, abd versiyonu değil – güney kore yapımı) kayıp bir kadın, sessizleşen bir adam ve karmaşık yalanlar. sürpriz sonuyla duygusal ve psikolojik ters köşe yapan bir güney kore gerilimi. 4. i'm thinking of ending things (2020) charlie kaufman'ın zihin yakıcı yapımı. bir çift yola çıkar ama aslında bu bir iç yolculuktur. kim kimin rüyasında, kim kimin hatırasında belli değil. her sahnesi ipucu dolu. 5. under the skin (2013) scarlett johansson bir uzaylıyı oynar ama hiçbir şey tipik değil. insan olmak, beden, arzu… şok edici son sahnesiyle ters düz eden bir deneyim. diyalog az, etki çok. 6. the platform (2019) dikey bir hapishane. her katta insanlar. yemek yukarıdan aşağıya iniyor. alt kattakiler aç. basit bir fikir ama sonu düşündüğünden çok daha sert. sistem eleştirisiyle birleşen distopik bir gerilim. 7. the others(2001) nicole kidman karanlık bir malikânede çocuklarıyla yaşıyor. gerilim büyüyor ama asıl mesele en sonda ortaya çıkıyor. klasik ters köşe örneklerinden biri. 8. identity (2003) bir motelde toplanan yabancılar teker teker ölmeye başlar. katil kim? aslında bu sadece yüzeydeki hikâye. finalde gerçeklik çöker. 9. coherence (2013) bir kuyruklu yıldız geçer ve paralel evrenler üst üste biner. aynı evde birden fazla sen mi var? düşük bütçeyle maksimum kafa karışıklığı yaratan bir film. 10. enemy within
polisiye // suç // macera filmleri (karanlık işler, kaçışlar, sokaklar, dedektifler, beklenmedik final) 1. memories of murder(2003) – bong joon-ho(güney kore) gerçek bir seri katil davası. iki dedektif, köylü cinayetlerinin izini sürer ama sistem, ipuçlarından daha karışıktır. güney kore sinemasının en keskin polisiye dramı. 2. wind river (2017) – taylor sheridan karla kaplı kızılderili bölgesinde bir genç kızın ölümü. bir iz sürücü ve acemi fbi ajanı, sessiz bir vahşetin ortasında. sade, soğuk, etkili. 3. prisoners (2013) – denis villeneuve çocukları kaybolan bir baba, adaleti kendi yöntemleriyle arar. karanlık, çamurlu ve çok katmanlı. suç filmi gibi başlar, vicdan testi gibi biter. 4. the place beyond the pines (2012) – derek cianfrance bir motorcu banka soygununa başlar, bir polisle yolu kesişir. sonra çocukları devreye girer. üç parçalı, kuşaklar arası suç anlatısı. 5. sicario (2015) – denis villeneuve meksika sınırında kartellere karşı savaş açan bir fbi ajanı. kurallar bulanık, herkes gri. gerilim, çatışma ve yozlaşma iç içe. 6. no country for old men (2007) – coen brothers parayla kaçan bir adam, peşindeki psikopat katil ve yaşlı bir şerif. sessizlik içindeki vahşet. finaliyle kafanı kaşıttıran modern western suç klasiği. 7. nightcrawler (2014) – dan gilroy gece haberciliği yapan bir adam, suç sahnelerine ilk ulaşmak için etik sınırları aşar. psikopat bir tırmanış hikâyesi. jake gyllenhaal döktürüyor. 8. the chaser (2008) – na hong-jin (güney kore) eski polis, genelev patronu olmuş. kayıp kızlarını ararken bir seri katilin peşine düşer. zamanla yarış, toplum eleştirisi ve gerçeklik hissiyle sarsıcı. 9.a prophet / un prophète (2009) – jacques audiard (fransa) genç bir arap mahkûm, fransız hapishanesinde yükselir. mafya, politika, kimlik… büyüme öyküsü
sonu kötü biten ama sinema tarihine damga vurmuş filmler .iyilerin kaybettiği, sonu kötü biten muhteşem filmler 1. guguk kuşu / one flew over the cuckoo's nest (1975) yönetmen: miloš forman | oyuncular: jack nicholson, louise fletcher psikiyatri koğuşunda geçen bu başyapıt, sistemin bireyi nasıl öğüttüğünü tokat gibi yüzümüze çarpıyor. jack nicholson'un özgür ruhlu mcmurphy karakteri, özgürlüğü için deliliği göze alıyor ama karşısında öyle bir düzen var ki, kazanmak neredeyse imkânsız. gülümsediğimiz yerle içimizin parçalandığı yer arasında neredeyse hiç mesafe yok. 2. hayat güzeldir / life is beautiful (1997) yönetmen: roberto benigni | oyuncular: roberto benigni, nicoletta braschi nazilerin toplama kamplarında geçen bu film, küçük bir çocuğu savaşın dehşetinden korumaya çalışan bir babanın hikâyesini anlatıyor. hayatı bir oyuna çevirmeye çalışırken, sonunda her şey gerçek oluyor. gülümseten anlar, bir çığlıkla yerle bir oluyor. hem içimizi ısıtan hem buz gibi soğutan bir italyan klasiği. 3. yedi / se7en (1995) yönetmen: david fincher | oyuncular: brad pitt, morgan freeman, kevin spacey yedi ölümcül günahı işleyenleri hedef alan bir seri katil ve iki dedektifin peşinden sürükleyici bir gerilim. final sahnesi öyle bir şok yaratır ki, sadece dedektif değil, izleyici de yerle bir olur. “kutu'nun içinde ne var?” sorusu sinema tarihine kazınır. adalet mi? o artık bir ironi sadece. 4. yeşil yol / the green mile (1999) yönetmen: frank darabont | oyuncular: tom hanks, michael clarke duncan insanüstü bir iyiliğe ve doğaüstü güçlere sahip bir adamın, işlemediği bir suç yüzünden idamı beklediği bir hapishane koridorunda geçiyor her şey. gözyaşlarıyla izlenir çünkü kalbinde ışık olan biri, dünyanın karanlığına kurban gider. “mucizelere yer yok” diyenlerin çaresizliğidir
Eklektik Siyaset Kuramı Başlıklı Doktora Tezim
Tezimde kullandığım kaynaklara dair kaynakça aşağıdaki şekildedir. İlgilenenlere duyurulur: 1. KİTAPLAR Abbott, Andrew, Disiplinlerin Kaosu, Çeviren: Sabri Gürses, Küre Yayınları, İstanbul, 2009. Acar, Mustafa, Demir, Ömer, Sosyal Bilimler Sözlüğü, Adres Yayınları, Ankara, 2005. Adanır, Oğuz, Baudrillard, Say Yayınları, İstanbul, 2010. Adıgüzel, Muhittin, Küresel Rekabet Gücü: Türkiye İçin Sistematik ve Eklektik Bir Yaklaşım, Nobel Yayın, Ankara, 2011. Akarsu, Bedia, Felsefe Terimleri Sözlüğü, İnkilap Kitabevi, İstanbul, 1988. Akay, Ali Postmodernizmin ABC’si Say Yayınları, İstanbul, 2013. Akkaya, Mehmet, Felsefenin Evrimi Belge Yayınları İstanbul 2013. Alatlı, Alev Schrödinger’in Kedisi: Kabus Boyut Yayınları İstanbul 2000. Althusser, Louis, Filozof Olmayanlar için Felsefeye Giriş Çeviren: İsmet Birkan, Can Sanat Yayınları, İstanbul 2016. Arendt, Hannah, Geçmişle Gelecek Arasında, Çeviren: Bahadır Sina Şener, İletişim Yayınları, İstanbul, 1996. Aristoteles, Atinalıların Devleti, Çevirmen: Göksu Birol, Dorlion Yayınları, Eskişehir, 2017. Ateşoğlu, Güçlü, Çağdaş Felsefenin Macerası 1: Varoluşçuluk, Fenomenoloji, Ontoloji, Belge Yayınları, İstanbul, 2016. Austruy, Jacques, Kapitalizm, Marksizm ve İslam Çev: A.Oktay Güner, Hulbe Yayın, Ankara, 1974.
Doktor MBC Doktora Tezi Kaynakçası
Reklam
Reklam