Kitabı süründürerek okuduğunu biliyorum ama bunun tek sebebi Beynimin kitabı bitirmek istememesiydi bence. Sonuna kadar veda etmek istemedim hala istemiyorum. 1 haftaya falan özleyip tekrar başlamazsam iyidir. O derece bağlandım. Özellikle son 25-30 sayfada kendimi öyle bi saldım ki 1 saatte falan okudum galiba. Sonuç olarak bana novella lazım. Tercihen taxusun hayatı (detaylıca).
Kitabın genelinde beğenmediğim yine çok ufak noktalar var, ona sonra gelicem. İlk olarak beğendiğim(nerdeyse hepsi) yerlerden bahsetmek istiyorum.
ELM. anlatacak kelime bile yok. Bu kitabın başrolü kesinlikle elmdi. Adam şu dünyada beğenebileceim her şeyin vücut bulmuş hali. Bi kere o asla sahibin olmıcam kısmı o kadar güzeldi ki günümüzdeki diğer kitaplara göre, bi süre sayfayla bakıştım(diğerparagraflahiçalakasıyokhayır) kişiliğini ve davranışlarını ne kadar sevdiysem, kişiliğini oluşturan geçmişinden de bi o kadar nefret ettim. Adını anmak bile istemediğim bi tane varlık yüzünden yaşadığı şeyler o kadar kötüydü ki her bahsi geçtiğinde çöküp ağlayasım geldi. VE ELM ÇOK GÜZEL SEVİYO BİLİYO MUSUNUZ, o kadar güzel ki 1.ktaptan dolayı sevmeyeceğime kendimi şartlaığım ioneyi bile onunla birlikte sevdim. Ağladığı sahneler hakkında bi şey demek bile istemiyorum, ruh halimi tahmin edersiniz.
KÂBUS. Allahım hayatımda daha önce hiç bu kadar sevmediğim hareketler yapıp da bu kadar sevdiğim bi karakter olmamıştı. Kendisinin geçmişi tam anlamıyla rezalet malesef. Kendi çocuklarınına olan davranışları, güç tutkusu, açgözlülüğü falan başka bi karakterde olsaydı kesin nefret ederdim. Ama elspethe ihtiyacı olan baba gibi davranması çok hoştu. Kızın iyi yaşaması için ülkeyi baştan kurmak istemesi çok çok ayrı seviye zaten. Elspethi kullanarak ravynle dalga geçtiği sahnelere zaten bayıldım. Ravyn ve taxus