İçinde Almanların olduğu bir vagonda gürültülü bir şekilde osurup sonra da ortalığa “madem içimizden geçenleri onlara söyleyemiyoruz, biz de koklatırız,” diyen köylü kadın
Her gün ve her gün durmadan ve sömürürcesine Tom Robbins okuyabilirim. İnanılmaz özgün, tuhaf bir hikaye anlatıcısı o ve beni büyülüyor. Bazen anlattığı hikayeden kopup bambaşka bir konuya geçiyor ve okuyucunun sıkılabileceğini umursamadan, sanki o an canı ne isterse onu yazıyor:) Bu kendinden emin ve cesur tavrı seviyorum.
.
Bu kitap, kovboy kızlar, feminizm, aydınlanmalar, kirli yaşlı adamlar, zaman, vücut kokusu, seks, psikanaliz ve özgürleşme hakkında bir hikaye. Ama çoğunlukla başparmaklarla ilgili:) Aynı zamanda, kendine değer verme, kendini sevme, doğayı koruma, hoşgörü ve alçak gönüllülüğe uzanan çeşitli konulara ışık tutuyor. Ve ‘yolda da olsan anda kal, bırak hayat bildiği gibi gelsin diyor:)
..
Kitabı rastgele bir sayfadan açabilir ve ilgi çekici bir şey, bir ders bulabilirsiniz:) ve sıradanlıktan uzak ayrıca açık fikirliyseniz çok sevebilirsiniz
Abdullah Kadiri, Özbek romancılığının kurucusu ve en önemli ismi. 1938’de Sovyet rejimi tarafından milliyetçilikle suçlanarak kendisi gibi bir çok aydınla birlikte gizlice idam edilmiş. Ötgen Künler’de, Kıpçak/Özbek çatışmalarını, koltuk sevdası uğruna halkı birbirine kırdıran otoriteyi eleştirirken aynı zamanda bazı sosyal yaraları (çoklu evlilik, kuma meselesi, batıl inançlar vs) ve bir aşk hikayesini işlemiş. Yaşadığı döneme ve topluma rağmen modern ve ileri düşünce yapısı, özellikle kadının toplumdaki yeri ve örf/adetleri hedef alan eleştirileriyle kendini gösteriyor. Değerli bir eser...