dünyanın üzerinde yeşermiş hayat biçimini kendisine yapılmış bir hakaret olarak görüyordu. insanların elleri ve terleriyle inşa ettikleri hayattan iğreniyordu. insani hiçbir duyguya yer yoktu içinde.
yoksul olduğu için bilgiye ulaşamayanlardan, hayatı ve insanlığı sorgulayamayanlardan, en yüksek eğitim olanaklarının sunulduğu, delirmek için yeterli bütün malzemeye sahip çocuklara kadar bütün hayat tarzlarında, kaçış, rahatsız ama çekici bir yere sahiptir. üzerinde fazla oturulamayan sert bir koltuk gibi.
aslında Koma'nın kafasının içindeki o kadar da olağanüstü bir mücadele değildi. dünya üzerinde insan aklının hüküm sürmeye başladığı günden beri kötünün iyiyi öldürmesi kadar sıradandı. ölümün, hayatın katili olması kadar...