Gerçekten, cinnetlerin adına hakikat, yahut sadakat, ya da adalet denmesini isterdim: halbuki onların erdemi uzun yaşamak ve miskin bir rahatlık içinde yaşamak içindir.
Güzel şeyleri hep erteleriz. Araya gündelik rutin girer. Sıkıcı arkadaşlarla yine buluşulur, sevilmeyen akrabalar ziyaret edilir ama güzel şeyler hep ertelenir. Hayat koşuşturmacası denen şey öyle ya da böyle bizi ele geçirir.
"Ben her şeyden önce bir okurum. Her okur bir noktadan sonra okuduğu şeyi kendi başından geçiyor gibi okur, daha ileri bir aşamada ise okuduğunu kendisi yazmış olmayı isteyebilir."