Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ne mutlu, böyle olabilenlere! Ama tüm bunların sonunun nereye çıkacağını tevekkülle fark edenler, küçücük bahçesini cennette çevirebildiği için mutlu olanların efendiliğini ve mutsuz olanların bile sırtlarındaki yükle nefes nefese kalmalarına rağmen yollarına devam etmek için didinip durduklarını görenler, herkesin şu güneşin ışığını bir dakikacık olsun daha fazla görebilmek için uğraştığını anlayanlar, işte ancak onlardır hayatta dingin olabilenler; onlar kendilerine, kendilerinden bir dünya yaratırlar ve salt insan olmakla da mutludurlar. Ne kadar kısıtlanmış olurlarsa olsunlar, yüreklerinde özgürlüğün, istediklerinde bu zindandan çıkabileceklerini bilmenin verdiği tatlı bir his vardır.
Dünyada en mutlu olanlar, günlerini çocuklar gibi geçirebilenler; oyuncak bebeklerini her yere yanlarına götüren, onların giysilerini çıkarıp giydiren, annelerin tatlı ekmekleri sakladığı çekmecenin etrafında pür dikkat dolanıp duran ve istediklerine nihayet kavuşunca ağızlarını biraz daha doldurup "Biraz daha!" diyenler.
Ama yetişkinler de yeryüzünde çocuklar gibi sendeleyip duruyorlar aslında, onlar da nereden gelip nereye gittiklerini bilmiyorlar; sahici amaçlar için uğraşmıyor, havuç ve sopa yöntemiyle yönetiliyorlar: Ama buna kimse inanmak istemiyor, oysa bana göre bu gayet açık.