Evet seriyi yarıladım sonunda ama sırların çözülmesi yansıra daha fazla sır olduğunu görüyoruz.
Yeni eklenen karakter, Sara denen saf kan umarım İçico'ya fazla zarar vermez ve ondan kurtulabilir en yakın sürede. Kaname ve Yuki arasındaki ilişki iyice derinleşti ki hoşuma gitti.
Zero'ya bir sene sonra neler oldu öyle ya, hem çok değişti hem olabileceğinden daha kötü değil. En azından okula hala gidiyor ve acımasız biri değil. Kaname ve Yuki arasındaki ilişki baya ilerledi ve Kaname sonunda biraz da olsa güvenebileceği birine kavuştu. Aido'nun Yuki'ye ders vermesi ise baya tatlı. Zero'nun ilerde Birliğin başkanı olması baya şaşırttı.
Kaname tam olarak kim ya, bu kadar sabırlı ve hoşgörülü olması imkansız. Bu nasıl bir aşk kardeşim. Yuki'nin başkasına duyguları olmasını bile takmaması inanılmaz. Ayrıca o bodrum katındaki da kim, çok fazla sır çok fazla karakter.
Kaito da kim? Bu yeni karakter bereketi de nedir?
Yori ve Zero ne zamandan beri bu kadar yakın oldular? Neden önemli biriymiş gibime geliyor ve partiye gelmesi tam bir felaket. Her şey bir yana Yuki çok güzel oldu ya. Kaname'nin onun manikürünü ve pedikürünü yapmasını inanmayarak okudum. Hanımcılık kazanacak ;) Ayrıca Zero ve Yori ile görüşmesini ve üvey babasıyla görüşme ayarlaması inanılmaz ya, hayır kim bu kadar iyi olabilir. Kendisi acı çekse de sadece Yuki'nin onun yanında kaldığı sürece ona yetmesi...
Zero ve Yuki'nin karşılaşması ise pıt pıt...
Çok akıcı ve okuması oldukça kolay olan ilaç gibi bir kitap.
Kitabı baya sevdim, boş vaktimde her şeyi bırakıp sadece kitaba odaklandım. Kendine bu kadar bağlamasını sevdim. Ağır bir seri okuduktan sonra oldukça keyfli oldu. Bol bol aksiyonun, stratejilerinin, ve sırların olduğu bir kitap.
Kitaptaki bütün karakterleri oldukça sevdim ama galiba favorim Trev, Cas ve Nick oldu. Aslında ben Anna ve Trev arasında bir şey olmasını beklerdim fakat anladığım kadarıyla bu biraz imkansız artık. Yapılan testler ve şartlandırmaların çoğunu kitabın sonunda öğrendik fakat yazarın kitap boyunca bunlara işaret veren küçük küçük ipuçlar ve olaylar gösterdi bize. Bazılarına şaşırdım ama bazıları beklediğim gibiydiler.
Kitapta en şaşırdığım olay Trev'in ihanetiydi tabiki ama yine de kitabın sonuna kadar buna inanmak istemedim ve hala bir parça umudum var. Ayrıca ben, Dani'nin Anna'nın kendisi olmasını bekliyordum fakat kardeşi çıktı biraz şaşırttı. Ama bu durum yüzünden Sam ve Anna'nın birlikte olmaları fikrine karşıyım artık, belki ilerde bu fikrimi değiştiririm ama şimdilik hoşuma gitmedi. Hatta aralarındaki sevgi şartlandırılmış ve Anna sonradan diğer çocuklardan biriyle olursa hiç üzülmem gibi.
Kitapta beğenmediğim konulardan biri (ki belki tercüme hatasından kaynaklanıyor) bazı olayların anlatılışı. Ne kadar hayal etmeye çalışsam da bir şeyler yanlış gibime geliyor. Özellikle çocuklar ve diğerleri marketleri gezerken ve ajanlar geldiğinde arabaya koştukları sırada, arabaya yok ilk Sam bindi ama ilk Trev vardı, yok Anna'nın saçı çekiliyor ama nasıl yani çocuklar arasında oturuyordu sonuçta filan. Sonra da yağmurda eve kadar yürüyebilmeleri biraz abartı geldi. Bazı kavgalarda silahsız olarak bile bilmem kaç kişiye karşı gelebilmeleri ama bazen yapamamaları ya da yaralanmaları
Bol hikayenin ve geriye dönüşün, yan karakterlerin anlatıldığı bir bölüm oldu.
Ah Zero üzümlü kekim, kendine resmen işkence ediyor ve nefret ediyor kendinden. Avcı tarafı baya ağır bastığı için ki bu tarafı biraz fazla saplantılı, Yuki'ye olan sevgisine kendini laik görmüyor. Bu nasıl iş ya, Yuki'nin kendine küçükken davranışlarını hakketmediğini düşünmesi kalp kırıcıydı. Yuki'ye olan bağlılığı ise baya saplantılı gibi, köpek ol, öl dese hemen yapacak belli. İnanılmaz...
Ayrıca Avcılar Birliği ve Yaşlılar Kurulu'nun birlikte hareket etmeye kalkışmaları tam bir komedi. Bu plan işe yaramayacağı belliydi zaten. Müdürün sırının da yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Hikâyenin arkasında daha fazlası var mı diye merak ettim.
Yeni gelen karakteri de sanki hatırlıyor gibiyim ve doğru tahmin ediyorsam kendisi bir safkan olmalı ve Kaname'yi öldürmek için gönderildi.
Zero ve Kaname ilk kez açıkça ve fiziksel olarak Yuki için savaş açtılar, bu inanılmazdı. Yuki ve Zero'nun vedası ise off çok güzeldi ve kalp kırıcıydı. Zero hem onu ısırıp, hem sarılıp, hem öpüp (ki bunu uzun süredir bekliyordum), hem de tehdit etmesi bu ciltteki en iyi sahne olabilir. Tekrar tekrar okudum. Yuki'nin kimi seçtiğini ise anlamadım.
Kaname'nin küçüklüğü ve gençliği anlatıldığı bölüm de baya ilginçti fakat biraz acımasız yönü ön planda gibiydi. Tam olarak bilemesem de yazar sanki Kaname'ni kötü yönlerini yavaş yavaş ortaya seriyor. Ruka ve Akatsuki hikayesi ise üzücü ya... Ruka'yı sevmezdim ama Yuki'yi kurtarması saygımı artırdı. Akatsuki'ye ise daha fazla üzülemem galiba. Garibim çok çekti ve çekmeye devam ediyor...
Yüki'nin annesinin ve babasının geçmişi anlatıldığı ek bölüm ne kadar tatlı, çok ama çok güzeldi. Oraya kalbimi bıraktım ve minik Yuki tam bir pıtırcık. Tabii kardeş durumunu görmezlikten