Her Şeyi Unutmaya Zorladılar. Ama Asla Unutmayacaklar Kendine bile güvenemediğinde, kime inanabilirsin? Anna'nın hayatı sırlarla kuşatılmıştır. Babası Şube'nin son projesi için, çiftlik evlerinin altındaki laboratuvarda, genetiği değiştirilmiş dört çocuğu gözlemleyip üzerlerinde çeşitli testler yapmaktadır. Ciddi mizaçlı Nick, neşeli Cas, zeki Trev… ve Anna'nın kalbini çalan Sam. Şube, çocukları geri alma vaktinin geldiğine karar verince Sam bir kaçış planı yapar. Onunla gitmek ve güvenli hayatına devam etmek arasında kalan Anna'yı babası kaçmaya zorladığında Sam de genç kızı her ne olursa olsun Şube'den koruyacağına dair söz verir. Ancak bir sorun vardır: Sam ve diğerleri laboratuvardan önceki hayatlarına ve gerçek kimliklerine dair hiçbir şey hatırlamamaktadır. Hayatta kalmak için, Şube onları yakalayıp geçmişlerini tamamen ellerinden almadan önce tüm ipuçlarını bir araya getirmek zorundadırlar. Üstelik Anna kaçışları sırasında Sam'le birbirlerine tahmin ettiklerinden çok daha fazla bağlı olduklarını keşfedecektir...
Sırlar, ihanet, bağlılık bir solukta okunabilecek güzel bir kitap.
Heyecan dolu, bir solukta okunan ve romantik bir hikâye… Serinin bu muhteşem ilk kitabında sırlar, özel yetenekler, aile, arkadaşlık ve aşk harika bir şekilde bir araya gelmiş." -Julie Cross, Fırtına serisinin yazarı-
"Nabzınızı hızlandıracak bu macera; kimlik arayışı, gizem ve romantizmle harmanlanmış." -Lissa Price-
"Şaşırtmacalar, sırlar ve ihanetlerle dolu, heyecanlı bir yolculuk. Çok sevdim. Devamını alayım, lütfen!" -Kim Harrington-
"Gizem ve şüphe dolu, heyecan verici bir roman. Beni ilk sayfadan etkilemeyi başardı. Bayıldım." -S. J. Kincaid-
"Rush'ın romanını elimden bırakamadım. Heyecanlı ve gizemli bu hikâye beni sürekli şaşırttı." -Michelle Hodkin, Eksik Parça 'nın yazarı
Uzun zamandır okuduğum en iyi distopya kitaplarından biriydi.Akıcı,sürükleyici ve merak uyandırıcı bir kitap.Adi sükse yapmış bir çok kitaptan daha başarılı.
Açıkçası kitabı okurken basit bir şekilde ilerleyişi o şekilde devam edecek hissi uyandırdı. Ama öyle olmadı. Gerçekten sonlara doğru beni şaşırttı. Onun dışında yazı dili herkes tarafından okunabilirdi.
Sadece beklediğimin bir tık altında olduğu için 9 puan verdim.
Bir adım atıp durdu ve beni kendine çekti. Parmağının nazik bir dokunuşu ile çenemi kaldırdı. Aramızda yalnızca birkaç santimlik bir boşluk kalmıştı. Kar yüzümde eriyordu. Rüzgar artık o kadar soğuk gelmiyordu.
"Tadını alabilirsin?"
Aramızdaki boşluk kapandı. Dudaklarını benimkilere bastırdı.
Anna’nın hayatı sırlarla kuşatılmış. Babası şubenin son projesi için, çiftlik evinin altındaki laboratuvarda genetiği değiştirilmiş dört çocuğu gözlemleyip üzerlerinde çeşitli testler yapmaktadır. Ciddi mizaçlı Nick, neşeli Cas, zeki Trav ve Anna’nın kalbini çalan Sam.
Yazarın ve serinin ilk kitabı, anlatımı çok basit ve akıcı. Sam’ın zekasına, Anna’nın da o güçlü duruşuna hayran kaldım. Bol ters köşeli bir kitap ve ben kesinlikle filminin çıkması gerektiğini düşünüyorum. O havayı veriyor çünkü. Sanırım labirent filminden ilham almış yazar en azından ben öyle sezdim. Yani o filmi sevenlere kesinlikle tavsiye ederim bayılırsınız.
Genetiği değiştirilmiş ve üzerlerinde bir sürü test, deney yapılmış dört karakter. Anna, Sam, Nick, Cas ve Trev.. Kitap bu beş karakterin arasında geçip gidiyor ve onların aralarındaki bağı öğreniyorsunuz. Kitabın dili, olayların hızı ve heyecanıyla sıkılmadan okudum. Kitap genel olarak gayet akıcıydı. Böyle bir konusu olan bir kitaptan beklenildiği üzere olay hiç kesilmedi. Ne yazınki hak ettiği ilgiyi göremeyen bir kitap bence. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen anlatımını çok başarılı buldum. Bilim kurgu ve aksiyon tarzı kitap severlerin büyük ilgiyle okuyacağı bir seri olduğunu düşünüyorum. Kesinlikle okuyun! derim
Gökyüzüne baktım. "Titan beyazı. Öyle saf bir beyaz ki, neredeyse..."
"Tadını alabilirsin"
.
.
Sevgim üzerinize olsun, keyifli okumalar dostlar AmneziJennifer Rush
Nasıl heyecanlı bir kitap olduğunu anlatamam. Film gibi tüm sahneleri gözümün önünde canlandı resmen. Aşırı zevk alarak okuduğum 2 gün içinde bitirdiğim bir kitap oldu. İnşAllah seri aynı güzellikte devam eder. Bunu umut etmek istiyorum. Eğer heyecanlı kitapları seviyorsanız bence biran önce alıp okuyun.
~ Her Şeyi Unutmaya Zorlandılar Ama Asla Unutmayacaklar. ~
Dün başladım ve az önce bitti ben de hemen gelip yorumunu girmek istedim.
Bu kitap bana çok farklı duyguyu resmen bir arada yaşattı ama düşüncelerime geçmeden önce kısaca konusundan bahsedeyim.
Kitabımızda dört tane çocuğumuz bir de kızımız var. Cas, Trev, Sam, Nick ve Anna. Bu çocuklar geçmişini hatırlamıyor. Ve bir Laboratuvarda testlere tabi tutuluyorlar. Laboratuvar Annanın babasına ait ve Anna da ona yardım ediyor.
Anna bu çocuklarla arkadaş fakat Sam'e karşı farklı duyguları var ve Nickle de biraz düşman gibiler...
Bir gün Şube adını verdikleri bir oluşum çocukları almaya geldiğinde çocuklar bir plan yapıp saldırıya geçerek Annayla beraber o laboratuvardan kaçıyorlar ve olaylar bu şekilde gelişiyor. Çözülmemiş sırlar, bulmacalar ve gizem... Sayfaları nasıl çevirdiğinizi anlamıyorsunuz bile. Peki geçmişiniz? Gerçekten hatırladıklarınız doğru mu? Yoksa anılarınız silinip yerine sahteleri mi koyuldu?
Bu kitabı okurken asla elimden bırakamadım. O kadar heyecanlı ve sürükleyiciydi ki.... Kafanızda sürekli farklı sorular oluşuyor ve bir yandan bu soruların cevaplarını ararken buluyorsunuz kendinizi...
Kitapta bir yerde bulunduğum tahmin doğru çıksa da asla beklemediğim bir ters köşeyle de karşılaştım.
Karakter olarak En çok Casi sevdim. Daha sonra bu Trev olsa da sona doğru Trev nefretimi kazandı. Cas birinciliği korudu. Nick'ten de başta nefret etsem de sona doğru onu sevmeye başladım. Sam bir sinir etti bir sevdirdi. Annayı en başından beri sevmiştim zaten.
Yazar harika bir evren kurgulanmış. Bu güzel kitabı bizle buluşturduğu için ona teşekkür etmek istiyorum.
Keyifli bi okuyuş oldu. Basit bi kitap diye düşünmüştüm, lakin ben kurgusunu sevdim. Bunda beklentimin düşük olmasınında payı büyük. Şimdi sıra serinin ikinci kitabında...
Seri üç kitaptan oluşuyor. İlk kitap aynı zamanda yazarında ilk kitabı.
Konusu genetikle ilgili. Genetiği değiştirilmiş 4 çocuk var ve laboratuvarda tutsak hayatı yaşıyorlar, onlara testler yapılıyor. Bir de doktorun kızı Anna var. Devamını da okursunuz fjkdjkjgj.
Benim severek okuduğum bir kitap oldu. Tahmin etmediğim olaylar gelişti. Tavsiye ederim. İkinci kitapta görüşürüz, iyi okumalar.
Kitaptan bir alıntı : http://1000kitap.com/gonderi/116265611. Kitapta bu şekilde tanımlanan gökyüzü renkleri çok güzel. Bir de 'titan beyazı' vardı, aşık olunası.
1983 doğumlu Jennifer Rush kocası ve iki çocuğu ile Michigan Gölü kıyısında küçük bir kasabada yaşıyor. Küçüklüğünde bir Mısırbilimcisi olmak istiyordu, ama çölden nefret ettiğini farkettikten sonra yazar olmaya karar verdi. Dördüncü sınıfta ilk yazarlık ödülünü kazandı (ödül bir Mickey Mouse kalemiydi ) ve o zamandan beri hikayeler üretiyor. Boş zamanlarında, okumayı, Photoshop'u ve bol kafein tüketmeyi sever.