Önceleri bilmiyordum, artık biliyorum, siz de biliyorsunuz: kahkahanın farklı renkleri vardır. Kahkaha, içimizdeki bir patlamanın uzak yankısıdır: belki kırmızısıyla, mavisiyle, altın rengiyle havai fişekler denebilir bunlara.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Öleceğinize inanıyor musunuz? Evet, insan ölümlüdür, ben de bir insanım: O halde... Ama hayır, sorduğum o değil: Bu kadarını bildiğinizi biliyorum. Benim sorduğum: hiç buna inanmışlığınız var mı, yani sonunuzun geldiğine inandınız mı, aklınızla değil, bedeninizle inandınız mı, şu an bu sayfayı tutan parmaklarınızın sararıp kaskatı olacağını hiç hissettiniz mi?
- Sen matematikçisin. Hatta daha fazlası: Sen matematik filozofusun. Bana sayıların en sonuncusunu söylesene.
- Yani? Ben.. Anlamadım ben. Ne sonuncusu?
- İşte, en son, en yüksek, en büyük olanı.
- Ama İ, bu çok saçma. Bir kere sayılar sonsuz sayıdadır, nasıl olur da sayıların sonuncusundan söz edebilirsin?
- O zaman sen nasıl devrimlerin sonuncusundan söz edebiliyorsun? Sonuncu diye bir şey yoktur, devrimler sonsuza kadar gider.